Tüm Haberler
Bobes'ten Vefa
Bobes'ten Vefa
Bolu Belediye Spor (BOBES) Başkanı Sinan Barut, geçen sezon Kadın Voleybol takımına sponsor Olarak destek veren iş adamı Abdullah Alemdar’ı unutmayarak vefa örneği gösterdi. Geçen sezon Bolu Belediye Spor Kadın Voleybol takımına forma sponsoru olan işadamı Abdullah Alemdar’ı işyerinde ziyaret eden BOBES Başkanı Sinan Barut, voleybolcuların imzaladığı formayla birlikte teşekkür plaketini desteklerinden dolayı Abdullah Alemdar’a taktim etti. Bolu'nun bu takıma sahip çıkması lazım Bu sezon Sultanlar Ligine iddialı bir şekilde hazırlanan BOBES Kadın Voleybol Takımının başarılı olacağına inancının tam olduğunu belirten BOBES Başkanı Sinan Barut; “Abdullah Bey geçen sezon takımımıza büyük destek verdi. Bizlerde kendisine teşekkür etme adına oyuncularımızın imzaladığı forma ile birlikte plaket hediye ettik. Bu yıl diğer sporsever şirketlerimizden destek bekliyoruz. İddialı bir takım kurarak Sultanlar Liginde başarılı olmak istiyoruz. Eğer bir bütün olarak, sponsorlarıyla, seyircisiyle güzel bir birliktelik yakalayabilirsek, başarıda beraberinde gelecektir. Bu takıma tüm Bolu’nun sahip çıkması lazım. Bolu’nun kadın voleybolunda iyi bir potansiyeli var. Bu potansiyeli ancak el ele verirsek başarıya ulaştırabiliriz” ifadelerine yer verdi.
Alemdar İnşaat Zirvedeki Yerini Sağlamlaştırıyor
Alemdar İnşaat Zirvedeki Yerini Sağlamlaştırıyor
Bolu’da İnşaat Sektörü deyince akla gelen ilk isimlerden biri olan Abdullah Alemdar, 2017 yılına damgasını vuracak olan birbirinden çarpıcı projelerini ilk kez Bolu Objektif ‘e anlattı. Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar insanların hayattaki en önemli hayallerinden birinin ev almak olduğunu söyleyerek insanların ev alırken neye dikkat etmeleri gerektiğini tüm ayrıntılarıyla Bolu Objektif’e vermiş olduğu özel röportajda dile getirdi. İnsanların ev alırken kullanacakları krediden, marketing sistemine kadar uzanan pek çok konuda detaylı bilgiler veren Alemdar, yurtdışı ve gelecek hedefleriyle ilgili değerlendirmeler de yaparak ev almak isteyen insanlara önemli mesajlar verdi. Abdullah Bey, müşteri odaklı bir firma olduğunuzu her seferinde ifade ediyorsunuz. İnsanlar ev alırken ilk başta neye dikkat etmeliler? İnsanların hayatta 3 tane hayali varsa bir tanesi ev almaktır. Ev, araba ve güzel bir yuva olarak bu üç hayal özetlenebilir. Bu üç hayalden bir tanesini gerçekleştirmek te hem ekonomik olarak hem de sosyal olarak çok önemli bir yer tutmaktadır. İnsanların büyük bir kısmı birikimlerinin önemli bir kısmını ev alırken kullanmak zorunda kalıyorlar. Bu durum belki de hayatlarının dörtte birine tekabül eden bir süreç demektir. Böyle bir kararı verirken de iyi bir inceleme yapmak gerekiyor. Öncelikli olarak alışverişi yaptığımız firmanın kurumsal olup olmadığına bakmamız lazım. Kurumsallık özellikle hizmeti aldıktan sonraki süreçte işe yarıyor. Sonuçta karşınızda bir muhatabınızın olması gerekiyor. Özellikle buna çok dikkat etmemiz gerekiyor. Aldığınız herhangi bir üründe nasıl garanti ya da servis gibi unsurlar arıyorsanız ev alırken de bu parametrelere dikkat etmeniz gerekir. Prosedürler noktasında aldığınız konutun bir sıkıntısı olup olmadığının bilinmesi gerekiyor. Bunları tetkik etmemiz gerekiyor. Bir de aldığınız ürünün kalite yapısına çok iyi bakmanız gerekiyor. Bu üründe ne malzemeler kullanılmış, nasıl yapılmış ve hepsinden önemlisi de bunları yapan insanlar ehil mi? Bazen öyle enteresan işlerle karşılıyoruz ki çok iyi bir malzemeyi kötü bir usta, çok kötü bir işçilikle üretebilirken, orta sınıf bir malzemeyi iyi bir usta süper bir kalitede ortaya dökebiliyor. Neticede ürün kalitesinin yanında işçilik kalitesinin de çok önemli olduğunu düşünüyorum. Tüm bunların yanında mimari projelerinde insanların kullanımına yönelik olarak yapılması gerekiyor. Eğer mimari proje sizin kullanımınıza ters oranda işler üretirse o işte siz ne kadar iyi bir ürün ortaya çıkarırsanız çıkarın sonuç alamazsınız. Neticede tasarıma çok dikkat edilmelidir. Mimari sürecinden devam eden son sürecine kadar tüm işlerin kontrol edilmesi gerekiyor. Lokasyon süreci ise kişilerin işyerlerine yakınlığıyla değişen bir durumdur. Bir konut alırken onun orta ve uzun vadedeki değer artışını da hesaplamak lazım. Gelecek dönemde hangi noktalardaki konutlar değer kazanacaksa onlara dikkat etmek lazım. Öyle lokasyonlar var ki şu an çok değerlidir. Fakat değer artış hızında çok yavaştır. Öyle lokasyonlar var ki şu anda değersiz gibi görünüyor ama değer artışında çok hızlıdır. Vatandaşlarımız konut alırlarken tüm bu unsurların yanı sıra lokasyon sürecini de dikkat etmesi gerekmektedir. Gelecekte değer artışı olacak yerlere yatırım yapmak oldukça önemlidir. Dünyanın bin bir türlü hali var. Her ne kadar konutları oturmak için alıyorsak ta bir zaman sonra nakit’e çevirmek isteyebiliriz. O yüzden konutunuzun hem size oturmak anlamında iyi bir hizmet vermiş olması lazım hem de o konutu paraya çevirdiğinizde size iyi bir getiri sunması lazım. Bu noktadan baktığımızda lokasyon unsurunun önem kazandığını görebiliriz. İnsanlar, günümüzde ev alırken çoğu zaman kredi kullanıyor. Firma olarak müşterilerinize yönelik çeşitli uyarılarınız ve yönlendirmeniz oluyor. Bu konuda bilgiler verir misiniz? Günümüzde kredi oranlarına baktığınızda konut kredisi kullanımının oldukça yüksek bir seviye de seyrettiğini görüyoruz. İnsanlar gelir düzeyleri ile alakalı olarak bir ev alırlarken kredi almak zorunda kalıyorlar. Bugün devletimizin uyguladığı sistemle konut kredisi faizleri, Bireysel ve Ticari kredi olarak tarif ettiğimiz normal piyasa faizlerinin binde 40 oranında daha düşük seyrediyor. Bu durum ciddi anlamda konut alacaklara bir avantaj sağlıyor. Kredi faiz oranı ile dairenin kira getirisi oranını kıyasladığımızda kira getirisi oranının sürekli faiz giderinden daha yüksek çıktığını görüyoruz. Bu durum şunu göstermektedir. Bir ev sahibi olacak kimse bu yatırımı yaptığında şayet kirada olsa idi. ödeyeceği rakam her zaman krediyi ödeyeceği faizden daha yüksek oluyor. Yani, faiz düzeyine bağlı olarak sürekli kira gideri yüksek seyrediyor. Bir avantajı burada yakalıyoruz. İkinci avantajı dairelerin ve konutların değer artışında yakalıyoruz. Her yıl daire ve konutlar minimum % 25 oranında bir değer artışı sergiliyor. Böyle olunca kredi kullanımı cazip bir hale geliyor. Yani burada çift cazibe var. O yüzden kredi kullanan vatandaşlarımız bunu birebir yaşayarak görüyorlar. Bizim kredi kullanırken dikkat ettiğimiz bazı unsurlar var. Bunlardan ilki müşterilerimize doğru yönlendirme yapmaktır. Toplu ekspertize yönlendirmeye çalışıyoruz. Faiz oranları ne olursa olsun A Bankası ya da B Bankası fark etmez. Totalde ödeyecekleri rakamlara dikkat etmelerini öneriyoruz. Bir bankanın faizi 0,90 olabilir. Diğer bankanın 0,88 olabilir. Yan ürünleri koyduğunuz zaman toplamda ödeyeceğiniz rakam bazen 0,88 olan bankada 0,90’ın üzerine çıkabiliyor. Ev almayı düşünen vatandaşlarımızın bunlara dikkat etmesini öneriyoruz. Bunun dışında konut kredisinin de şöyle bir artısı var; Şu anda aldığınız konut kredisi oranı ne olursa olsun, ilerleyen zaman diliminde sizin lehinize konut kredi faizlerinde bir düşüş gerçekleşirse yapılandırma müessesi devreye giriyor. Yapılandırma müessesine başvuruda bulunarak çok cüzi bir dosya masrafı ile kredinizi bankadan yapılandırabiliyorsunuz. Dolayısıyla yapılandırma esnasında süreyi istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz… 120 ay kredi çektiğinizi varsayalım. O günkü şartlarda yani 3 ya da 5 sene sonra ekonominiz düzeldi. Yapılandırmaya gittiğiniz. Konut kredi faiz oranları düştü ve siz söz konusu 120 aylık süreyi, 84 ay, 72 ay ya da 60 ay gibi size en uygun olan vadelere geri çekebileceğiniz gibi vadeyi değiştirmeksizin de o günkü düşük orandan da faydalanma şansına sahipsiniz. Dolayısıyla ev alacak olan kişilerin konut kredisinin bugünkü faiz oranlarına ve yüksek ya da alçak şeklinde çok takılmaması gerekiyor. Bunu zaman içerisinde kendilerine göre ayarlayabiliyorlar. Esas olan burada konut alıcısına sağlanan yüksek avantajlardır. Bunlardan bir tanesi kira getirisi, ikincisi de konutun zaman içerisindeki değer artış hızıdır. Bu ikisini topladığımızda 10 yıllık bir yatırımda ödediğiniz faizi düşseniz bile bire iki oranında bir kazanç elde ediyorsunuz. Yani, 100 bin liraya aldığınız bir konutun 10 yıl sonraki değer artışı minimum iki katına çıkmış oluyor. Cebinizden de bir kuruş para çıkmamış oluyor. Sonuçta ortada böyle bir hesap var. Dolayısıyla şu anda konut yatırımı oldukça cazip görünüyor. İnsanlar hayatında en azından bir kez ev almak istiyor. Bu durumda karşımıza bir de Marketing sistemi çıkıyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz? Bizim Bolu’da uyguladığımız sistem budur. Bunu yapmak kolay bir iş değildir. Biz zor olanı Bolu’da bugüne kadar çok şükür başardık. Bunun ayakları şu şekilde oluşuyor. Bir tanesi mümkün olduğu kadar bütün lokasyonlarda olmaya çalışmak. Hemen hemen her mahallede bir ya da iki konut üretimi yapmak. İkinci ayağı, ürettiğiniz konutların metrekare bazında sınıflandırılmasını sağlamak. 2+1’lerde 75 m2’den 125 m2’ye kadar. 3+1’lerde 115 m2’den 180 m2’ye kadar olacak şekilde konutları sınıflandırmak. Üçüncüsü de fiyatsal olarak her keseye uygun hale getirmek. Bu üç tane kriteri sağlamak suretiyle bu olayı marketing dediğimiz sisteme dönüştürmüş oluyoruz. Bizim firmamıza gelen bir müşterimiz bizden aradığı büyüklükte, aradığı fiyatta ve aradığı lokasyonda konut bulma şansına sahip olabiliyor. Biz sadece tek bir mahallede çokça tek tip konut üretmiş olsaydık ve aynı ebatlarda yapmış olsaydık. Biz şu anda mevcut müşteri kitlemizin sadece % 25’sine hitap edebilirdik. Geriye kalan % 75’i bizden daire alma şansına erişemezdi. Çünkü maddi bazda ve lokasyon anlamında bunu sağlamış olmazdık. Daire büyüklüğü ya da küçüklüğü açısından da onu sağlamış olmazdık. Netice de bizim bakış açımız bu şekilde gelişti. Başarımızın altında yatan sırlarımızdan bir tanesi de budur. Bugün, Alemdar İnşaat 11.yılına gelmiş olan bir firmadır. Bolu ‘ya ciddi anlamda hizmetleri olmuş bir firmadır. Bu yüzden bunları açıklıyorum. İnsanlara da çok faydalı olduğumuzu gördük. Müşterilerimizde bizlere geri dönüş anlamında teşekkür ediyorlar. Bu sistemi biraz daha geliştirerek önümüzdeki dönemde devam etmek istiyoruz. Son aylarda yaptığınız açıklamalarda “Yeni yaptığımız projelerde sosyaliteyi yükseltmek istiyoruz” ifadesini sık sık kullanıyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız? Türkiye, bugün baktığımızda çok hızlı bir şekilde yol kateden bir ülke durumuna geldi. Bu geçiş sürecini yaşayan belki de en önemli nesil biziz. Çocukluğumda öküzlerin önünde yürüyerek çift sürmüştüm. Traktörün köye ilk geldiği yıl olan 1974 yılını hatırlıyorum. Köyümüzde ilk kez traktörü o yıl görmüştüm. 1977 yılında elektrik köyümüze geldi. Bütün bunları gördükten sonra bugünlere baktığımızda en düşük gelir düzeyine sahip olan insanlarımızın elinde son model cep telefonları gibi imkânlara sahip olduklarını gördüğümde ortaya şöyle bir gerçek çıkıyor. İnsanlar çok hızlı bir şekilde sosyalleşiyor ve sosyalitesi yüksek ürünlere doğru kayıyor. Bizde firma olarak bunu sağlamaya çalışıyoruz. Bundan 15-20 sene önce kooperatifçilik yapıyorduk. İnsanların o dönemde sadece “başımızı sokabilecek bir dairemiz olsun” anlayışıyla “ Kiradan kurtulalım” mantığıyla hareket ettiğini görüyoruz. İnanın bana bir kooperatifin yapımı en az 10 yıl sürüyordu. Yani 10 yıl boyunca para ödüyordunuz ve biz size kooperatif üzerinden bir ev veriyorduk. Verdiğimiz evin kalitesi de bugünkülerle kıyaslanmayacak kadar düşük kalitede oluyordu. Günümüzde artık bu kooperatif olayını halkımız bitirdi ve ikinci aşamaya yani “lüks bir daire olsun” aşamasına geçtik. Şu anda lüks dairelerde tükenmek üzere bundan sonraki aşamada da sosyal alanları olan, güvenliği olan, akıllı ev sistemi olan, spor aktivitesini yapabileceğiniz, sosyal anlamda arkadaşlarınızla birçok şeyi paylaşabileceğiniz, kafanızın rahat olacağı, özel hobi odalarının bulunduğu bir sisteme doğru gidiyoruz. Bu sistem büyükşehirlerde yıllardan beri yapılıyor ama ilimizde bu sektör yeni yeni oluşmaya başlıyor. Bu sektöre 2017 yılından itibaren yavaş yavaş kaymak istiyoruz. Planlarımızı da bu yönde yapmak istiyoruz. Ülke ekonomisinin şartlarının elverdiği ölçüde bu sisteme geçmek istiyoruz. Netice de devam eden ve düzgün yürüyen bir çarkı durdurmadan ve onu işleterek başka bir sisteme geçmektir hedefimiz. Bu anlamda da böyle bir projeler üretip, sunmak istiyoruz. İnşallah, bunda da Muvaffak oluruz. Buradaki tek dezavantajımız şudur; Bolu’daki parselasyon yapısı parçalıdır. O yüzden çok farklı çalışmalar yapmak gerekiyor. Birçok insanla görüşerek ve bir araya getirerek o parselleri toparlamak gerekiyor. Bu süreçler çok uzun sürüyor. Bunları aşabildiğimiz takdirde toplu ve sosyalitesi yüksek projeleri yapmak çok daha kolay bir hale gelecektir Bolu’da… Siz aynı zamanda sektörünüze de sık sık yatırım yapan bir firmasınız. Alemdar İnşaat’ın yeni kurum binasının yapım süreci ile ilgili olarak bilgi alabilir miyiz? Yeni kurum binamızı biz normalde bitirdik. Taşınma işlemini istersek bugün bile yapabiliriz. Fakat binayla ilgili farklı görüşler ortaya çıktı. Bu görüşler 1500 m2 olması nedeniyle farklı alanlarının değerlendirilebileceği noktasında görüşler hâkim oldu. Otel mi? Yurt mu? Yoksa ticarete dönük olarak farklı noktalarda dershane mi? yoksa etüt merkezi mi olsun? Spor aktivasyon merkezi gibi birçok görüş ortaya çıktı. Bu görüşler ortaya çıktığı andan itibaren bizlerde düşünmeye başladık. Şu andaki mevcut yerimiz kendi mülkümüz zaten. Şu anda herhangi bir kira ödemiyoruz ve işlerimizi rahatça buradan idare edebiliyoruz. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik şartları ve standartları da düşündüğünüz zamanda eğer burayı para getirecek ve katkı sağlayacak bir yer imkânına dönüştürme imkânımız varsa bunu “bir süre daha beklemek lazım” diye düşündük. Kiralama ya da farklı anlamda değerlendirme noktasında binamızla ilgili teklifleri alıyoruz. Bunları değerlendirerek önümüzdeki günlerde bir karar vereceğiz. Binaya taşınma olasılığımızda halen alternatifler arasında vardır. Sadece acele etmiyoruz. Çünkü vereceğimiz karar çok önemli bir karar. Biliyorsunuz insanların karar verdiği ana “akıl tutulması” deniliyor. İnsan bir karar verdiği zaman o akıl tutulması oluyor ve çoğu zaman o kararı da değiştirmesi mümkün olmuyor. Oy vermek gibi mi? Evet, aynen öyle. Netice de bizde bu kararı doğru vermek için düşünüyoruz. Acaba, firmamıza ciddi anlamda gelir getirecek bir yapıya mı dönüştürelim? Yoksa kendimiz taşınıp bir format daha üst kademeyi mi çıkalım? Bu iki nokta arasında karar verme aşamasındayız. Dolayısıyla bu kararı verdiğimiz zaman ya taşınacağız ya da orasını farklı anlamda bir yapıya dönüştürmek suretiyle değerlendirmeye çalışacağız. Son aylarda yurtdışına açılma noktasında çeşitli çalışmalarınızın olduğunu biliyoruz. Gelecek hedefleriniz hakkında bilgi verir misiniz? Bizim yurtdışıyla ilgili hedefimiz birinci dakikadan itibaren her zaman olmuştur. Bunun sebebi şudur; Biz ülkemizi herkes gibi çok seviyoruz. Dolayısıyla ülkemize gelir getirebilecek projeler düşünüyoruz. Netice biz bu yatırımları ülke içerisinde her zaman yapıyoruz. Ülkemize faydalı oluyoruz. Fakat ülkemize daha çok faydalı olabilmek adına bu ülkeye daha fazla döviz girişinin sağlanması gerektiğini düşünüyoruz. Birkaç yıl önce bunun bir denemesini yapmıştık ama o dönemde ülkemizdeki ekonomik şartların istediğimiz yönde ilerlememesi ve bazı sıkıntıların baş göstermesi üzerine bu süreci ertelemek zorunda kaldık. Bu bizim için bir hedeftir. Bu hedefe’ de Allah izin verirse Alemdar İnşaat olarak eninde sonunda ulaşmak istiyoruz. Bugün il dışında işler yapmaya başladık. Bunları tamamlamaya çalışıyoruz. Yavaş yavaş hem firmamızı, hem işlerimizi büyülteceğiz, hem de eleman alt kadromuzu yetiştireceğiz. Bütün bunları sağladıktan sonra da yurt dışı ayağını İnşallah gerçekleştirmek istiyoruz. Abdullah Bey, son olarak vermek istediğiniz mesajlar nelerdir? Geçtiğimiz iki yıllık süreç içerisinde acı-tatlı birçok anılar oldu. Olumlu ya da olumsuz birçok gelişmeler yaşandı. Biz, hiç birisine bakmadan, kulaklarımızı kapatarak hedeflerimize doğru yürüdük ve her zamankinden daha çok çalıştık. Bu sayede ciromuzu geçen yıl 2.2 kat büyülttük. Bu yılda en az o seviyede devam ediyoruz. Buradan tüm çalışan ve iş yapan arkadaşlarıma naçizane tavsiyem “İşlerimizi nasıl büyültürüz? “, “Nasıl daha fazla istihdam sağlarız?”, “ Bu ülkeye nasıl en çok destek oluruz?” Bunu düşünmemiz lazım. Yaşadığımız günler bunu gerektiriyor. Herkesin işini en iyi, en mükemmel ve en doğru bir biçimde yapmasını diliyorum.
İlk haftanın kafile başkanı belli oldu
İlk haftanın kafile başkanı belli oldu
26 Ağustos 2014 Boluspor’un PTT 1. Lig'in ilk haftasında deplasmanda oynayacağı Gaziantep Büyükşehir Belediyespor karşılaşmasının kafile başkanı belli oldu. Boluspor kulübünün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “31 Ağustos 2014 Pazar günü saat 20:00'da Gaziantep Kamil Ocak Stadyumu'nda oynanacak olan maçın kafile başkanlığını Sayın Abdullah Alemdar (Alemdar İnşaat) yapacaktır. Boluspor Kulübü olarak, desteklerini esirgemeyen Sayın Abdullah Alemdar'a teşekkür ederiz.”
Alemdar İnşaat’tan sıra dışı bayram kutlaması
Alemdar İnşaat’tan sıra dışı bayram kutlaması
İlimizin önde gelen İnşaat firmalarından olan Alemdar İnşaat Ramazan Bayramında unutulmaz bir uygulamanın altına imza attı. Alemdar İnşaat, kent merkezindeki aydınlatma direklerinde yer alan reklamlarıyla Bolu Halkının Bayramını kutladı. Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar yayınladığı yazılı mesajında ;” Tüm Bolu Halkının bayramını kutlar. Mutlu ve sağlıklı bayramlar dileriz” ifadelerine yer verdi.
En uygun şartlarda ev almak isteyenlerin adresi yine aynı!
En uygun şartlarda ev almak isteyenlerin adresi yine aynı!
1.Bolu Yapı Mobilya ve Ev Tekstili Fuarı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Fuarı bugün yapılan açılış töreni ile start aldı. 25- 28 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan fuar’a şimdiden Alemdar İnşaat damgasını vurdu. 1.Bolu Yapı Mobilya ve Ev Tekstili Fuarı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Fuarına ilimizin tanınmış inşaat firmalarının başında gelen Alemdar İnşaat imzasını attı. Haber sitemize fuar ile ilgili görüşlerini anlatan Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar “Hafta içi olması sebebiyle ilgi oranı şu anda biraz düşük, biz Cuma ve Cumartesi günü asıl yoğunluğu bekliyoruz. Cumartesi ve Pazar günü de yine aynı şekilde fuarımız devam edecek. Fuarımız bu sene gerçekten çok farklı oldu. O yüzden Bolu halkının burada duyarlı olacağına inanıyorum. İki ayrı fuar şeklinde düzenlendi. Tarım fuarı bir tarafta bir tarafta ise yapı ve dekorasyon fuarı olarak hizmete açıldı. Mutlaka Bolu halkının buraya gelip görmesinde fayda var. Bolu için bir hareketlilik ve sinerji oluşturacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. “Fuara özel çok güzel bir kampanyamız var” Fuar süresi boyunca çok özel kampanyalarla Bolu halkının karşısına çıktıklarını vurgulayan Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar ; “Fuara özel çok güzel bir kampanyamız var. 2019 ve 2020 yılında bitecek olan projelerimizin % 90’nını kapsayacak şekilde 2+1’ler için 60 bin peşinat, 3+1’ler için 80 bin peşinatla 120 aya kadar bankasız, faizsiz bize ödemeli sistemle insanlarımızı daire sahibi yapabiliyoruz. O yüzden bu fuar dönemini uygun oranlarda daire almak isteyenlerin kaçırmamasını öneririm” biçiminde konuştu.
“Çevre duyarlılığı projesinin Bolu’da hayata geçirilmesi gerekiyor”
“Çevre duyarlılığı projesinin Bolu’da hayata geçirilmesi gerekiyor”
İlimizin önde gelen iş adamlarından Abdullah Alemdar son girişimleri olan Dastini Bebe Market ve Macaroni ile büyük bir fark yarattı. İnşaat sektörünün önümüzdeki günlerdeki gelişimi hakkında haber sitemize önemli açıklamalar yapan Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar “Kentsel dönüşümü Türkiye ivedilikle yapmak zorunda. Kentsel dönüşüm bitmeden de bu ülkede inşaat sektörü ikinci plana düşmez” şeklinde konuştu. İlimizin geleceğine yönelik önemli saptamalar yapan Alemdar; “Bolunun doğal güzelliklerinin bozulmaması gerekiyor. Kirletilmemesi gerekiyor. Bütün her şeyi ile bugünkünden daha temiz olarak kalması gerekiyor. Bunun içinde kesinlikle bir çevre duyarlılığı projesinin Bolu’da hayata geçirilmesi gerekiyor” dedi. Abdullah Bey öncelikle “Hayırlı Olsun” Dastini Bebe Market 23 Nisan gibi anlamlı bir günde açıldı. Bizde Bolu Objektif haber sitesi olarak oradaydık. Gayet güzel ve anlamlı bir açılış oldu. Bizde Bolu halkına gösterdikleri ilgi ve teveccühten dolayı çok teşekkür ederiz. Katılan ya da katılamayan iyi dileklerini belirten bizi destekleyen her anımızda yanımızda olan tüm Bolu halkına ve dostlarımıza her şeyden önce çok teşekkür ediyoruz. Dastini Bebe Market Highway alışveriş merkezindeki büyük bir ihtiyaçtı. Dolayısıyla biz böyle bir ihtiyacı giderdiğimizi düşünüyoruz. Her geçen günde üzerine koyarak devam ediyoruz. A’ dan Z’ ye… Yani doğum öncesinden 14 yaşa kadar her türlü ürün’ün temin edilebileceği, markete girdiğinizde dolu dolu çıkabileceğiniz kesinlikle kalite düzeyi yüksek ürünlerle oluşturduğumuz bir konseptti. Bolu halkının hizmetine sunduk. Perakende sektörüne Alemdar İnşaat olarak yeni girdik. Dolayısıyla bu sektörde öğreneceğimiz çok şey var. Kat etmemiz gereken uzun bir yol var. Fakat zevkli bir sektöre girdiğimizi düşünüyorum. Hatta bizzat kendimde ilgileniyorum. Keyifte alıyorum. Netice de işin ucunda Bebek varsa mutluluk var demektir. Biz ihtiyacı olan herkesi Dastini Bebe Market’e bekliyoruz. Bolu’ya İnşallah Hayırlı Olmuştur. Firmamız açısından da farklı bir iş kolu oldu. İnşaat sektöründeki başarımızı bu alanda da devam ettirerek burayı da belirli bir noktaya taşımak istiyoruz. Bebe Market olarak geçmesine rağmen 0-14 yaş grubuna hitap etmesi çok önemli bir ayrıcalık sanırım? Bebe olarak geçiyor ama sadece Bebe değil yeni doğan’dan tutunda 1-3,5-7,8-12,9-14 yaş grubu şeklinde her türlü ürünümüz mevcut. Kız- Erkek ayrı ayrı reyonlarımız mevcut. Bunu dışında mama’da özellikle şu anda Bolu’da bizim rakamlarımıza inen hiç kimse yok. Buna ek olarak belirli ölçüde oyuncağımız, çocuk arabamız, çocuklara yönelik motorlu araçlarımız kısaca aklınıza Bebek ile ilgili gelebilecek her şeyimiz mevcut. Bolu halkının da bizim eksiklerimizi bize bildirerek bir anlamda destek olacağını da düşünüyorum. Eksik olduğumuz alanlar da eksikliklerimizi gidererek belirli bir yol kat edebileceğimizi düşünüyorum. Onun için Bolu Halkından her alanda destek bekliyorum. Geçtiğimiz aylarda Bolu Ticaret ve Sanayi Odası yönetim kurulu üyeliğine seçildiniz. Orada da önemli bir göreviniz var. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Bizim mayamız Ticaret. Ticaret’in içinde olduğunuz zaman ticaret ile ilgili her türlü faaliyetinde içinde olmanız gerekiyor. Biz 9.’uncu gruptan girdik. 9.’uncu grup Ticaret Odasının en kalabalık ve en yoğun grubudur. Dolayısıyla böyle bir zorluğumuzda vardı. Sağ olsunlar önce arkadaşlarımız bizi desteklediler ve biz gruptan çıktık. Akabinde de girdiğimiz listede yönetim kuruluna seçilmek nasip oldu. Yönetim kurulunda 9’uncu grup olan İnşaat grubunu temsil eden tek kişiyim. Dolayısıyla sorumluluğum çok ağır ve bunun da bilincindeyim. Bu anlamda gerek diğer arkadaşlarımızla birlikte kurduğumuz komisyonda, gerek yönetim kurulunda, gerekse meclis çalışmalarında hem kendi sektörüme hem Bolu’nun ticaretine nasıl fayda sağlarım diye inanın kafa yoruyorum. Bu konuda elimden gelen her şeyi yapacağım. 4 yıl boyunca da bu gönül kuruluşunda büyük bir zevkle Bolu’ya hizmet etmek istiyorum. Neticede Bolu’yu çok seviyoruz. Boluluyuz, Bolu’nun çocuğuyuz. Bolu’ya bir şey katmak bizim en büyük idealimiz ve hevesimiz. Bolu’daki ticarete eğer zerre kadar katkımız olacaksa bu anlamda ticaretle uğraşan insanlara katkımız olacaksa biz her türlü mesaimizi bu anlamda harcamaya hazırız. Ticaret ve Sanayi Odası bildiğiniz gibi gönüllük esasına göre çalışan bir kurum. Bizde bu işe gönüllü olduk. 4 yıl içinde de İnşallah bunu üst noktalara taşımak istiyoruz. İyi bir ekibimiz var ve iyi bir çalışma gurubumuz oluştu. Meclisimizde aynı şekilde ilimizde ki üst düzeydeki insanlardan kurulu bir meclis. O yüzden başarılı bir dönem geçireceğimize inanıyorum. Bolu ufku çok geniş olan bir il. Bana göre yeni yeni keşfedilen bir il. Yani keşfi çok gerilerde kalmış yeni keşfedilen ve büyümesini hızla tamamlayan ve sürekli zirveye çıkan bir il. Bu anlamda ticaret bu işin lokomotifi. Bizde bu anlamda ilimizin geleceğiyle ilgili bütün projelerde gerek proje geliştirme, gerek oluşturma gerekse de tamamlama aşamalarında üzerimize düşen her şeyi yapmak adına buradayız. İlkbahar dönemiyle birlikte İnşaat sektöründe belirli bir hareketlenme yaşandı. Ülke genelinde ve ilimizde bu yönde ciddi bir beklenti var. İlimizin en tanınmış inşaat firmalarından birinin yönetim kurulu başkanı olarak bu konuda ki görüşlerinizi öğrenebilir miyiz? Konuşurken siyasete çok girmeyelim diyoruz ama mecburen siyasete giriyoruz. Çünkü Siyaset günümüzde ticaretin bir parçası oldu. Yani siyasetle ticareti ve sosyal hayatı ayırmak artık çok mümkün değil. Birbirinden direkt etkilenen unsurlar. Bence erken seçim kararı yerinde olmuştur. Hatta daha erkende olabilirdi. Çünkü piyasalar 2017 yılının Aralık ayından bu yana bir sıkışıklık arz etmekteydi. Bu anlamda ticaret sektöründe hangi arkadaşımızla konuşursak konuşalım seçim kararının doğru bir karar olduğu noktasında siyasi görüş fark etmeksizin birleşiyoruz. Son dönemde gerek dış baskılardan, gerek ekonomik baskılardan gerekse de askeri baskılardan dolayı Türkiye’nin bazı açmazları oluşmuştu. Belirli noktalarda sıkışıklıklar vardı. Demokrasilerde bunları çözmenin en önemli yolu bildiğiniz gibi seçimdir. Seçim, demokrasilerde sıkışıldığı anlarda ve bazı çıkmazlara girildiği anlarda en iyi ilaç olma vasfını taşır. Partilerin bu seçimde bir araya gelerek belirli anlaşmalar yapmaları ve uzlaşı içinde olmaları çok önemli bir olgudur. Bunlar bizim siyaset dünyasında önceden çok istediğimiz şeylerdi. En azından uzlaşma kültürünün oluşturulması açısından bir aşama kaydettiğimizi düşünüyorum. Cumhurbaşkanlığı hükümeti sisteminin doğru yani profesyonel bir şekilde uygulanması durumunda ben başarılı olacağına inananlardanım. Bunu zaman içersinde yaşayıp göreceğiz. “Kentsel dönüşümü Türkiye ivedilikle yapmak zorunda” İnşaat sektörüne gelecek olursak her zaman olduğu gibi yine lokomotif sektör olduğunu görüyoruz. Türkiye’de alternatif bir sektör üretilene kadar da bu böyle devam edecek. Çünkü biz gelişmiş birçok ülkeye göre yapılaşmamızı tamamlayamamış bir ülkeyiz. Bu yapılaşma anlamında da insanının 3 temel ihtiyacından biri olan barınma ihtiyacını da sağlamak durumundayız. Bolu’da yakın zaman diliminde üst üste depremler yaşadık. Bunlar bize barınma ihtiyacının ne kadar önemli olduğunu anlatan uyarılardır. O yüzden bunu dikkate almamız gerekiyor. Bu anlamda ben daha öncede belirttiğim bir şeyi yeniden vurgulamak istiyorum. Kentsel dönüşümü Türkiye ivedilikle yapmak zorunda. Kentsel dönüşüm bitmeden de bu ülkede inşaat sektörü ikinci plana düşmez. O anlamda inşaata yatırım yapan ve daire alan herkesin önümüzdeki dönemde en azından bir 10 yıl daha kazanacağına inananlardanım. Kazandıklarını da her geçen gün birlikte görüyoruz. Bizde firma olarak bu sektörde önümüzdeki 10 yıllık süreçte daha fazla büyüyerek yolumuza devam etmeyi hedefliyoruz. “Çevreyi koruyamazsak. 20 ya da 30 sene sonra ne Turizmden ne de başka bir şeyden bahsetme şansımız olmaz” Bolu her şeyin en iyisini hak ediyor. Çünkü dışarıdan gelen kim olursa olsun Bolu’yu gördükten sonra ilimizle ilgili çok güzel şeyler söylüyor. Ama biz Bolulular nedense -Bolu’nun içinde yaşamamızdan dolayı da olabilir- Maalesef bunun kıymetini çok takdir edemiyoruz. Ben tek bir şey söylüyorum. Bolunun doğal güzelliklerinin bozulmaması gerekiyor. Kirletilmemesi gerekiyor. Bütün her şeyi ile bugünkünden daha temiz olarak kalması gerekiyor. Bunun içinde kesinlikle bir çevre duyarlılığı projesinin Bolu’da hayata geçirilmesi gerekiyor. Bunu kim yapar? , nasıl yapar? ,ne zaman yapar? , nerede yapar? Bilemiyorum ama mutlaka bir çevre duyarlılığı projesi oluşması lazım. Bu projeye de ivedilikle önce derelerimizden başlamamız lazım. Bizim Büyüksu deresine Abant’tan aşağı doğru ya da Mengen çıkışına kadar bakın her yer poşet dolu. Netice de biz bunları çözemezsek. Çevreyi koruyamazsak. İnanın 20 ya da 30 sene sonra ne Turizmden ne de başka bir şeyden bahsetme şansımız olmaz. Bunu belki ülke olarak yapamıyoruz ama Bolu olarak bunu yapabileceğimizi düşünüyorum. Bu anlamda da ilgili kurumları, kuruluşları, sivil toplum örgütlerini ve bu konu da duyarlı olan herkesi bu konuyla ilgilenmeye davet ediyorum.
Alemdar İnşaat ve Köroğlu Beton Ata sporumuza sahip çıktı
Alemdar İnşaat ve Köroğlu Beton Ata sporumuza sahip çıktı
Tarihi çok eskilere dayanan geleneksel Keçikıran köyü Şimşir bayramı bugün yapıldı. Tarihi güreşlerin yapıldığı etkinliklerin sponsorluğunu Alemdar İnşaat ile Köroğlu Beton firması üstlendi. Tarihi çok eskilere dayanan geleneksel Keçikıran köyü Şimşir bayramı bugün yapıldı. Tarihi güreşlerin yapıldığı etkinliklerin sponsorluğunu Alemdar İnşaat ile Köroğlu Beton firması üstlendi. Etkinliklere Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar, Köroğlu Beton firması ortaklarından Aydoğan Tekin, Ak Parti Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun, Taşkesti Belediye Başkanı Saim Çevik, Karacasu Belediye Başkanı Celal Beydili, İl Genel Meclis Başkanı Yaşar Yüceer başta olmak üzere binlerce kişi katıldı. Sabah, mevlid-i Şerif okunduktan sonra öğle namazına müteakip verilen yemek sonrasında geleneksel hale gelen tarihi güreşlere geçildi. Ödüllü güreş müsabakaları katılımcılar tarafından zevkle izlendi. Müsabaka sonrasında dereceye girenlerin ödüllerini Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar ile Köroğlu Beton firması ortaklarından Aydoğan Tekin takdim etti. Güreş sporunun ata sporu olduğuna dikkat çeken Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar ; “O yüzden bu tür organizasyonlara destek vermek bizim asli görevlerimiz arasındadır. Güreş sporumuza gönül veren güreşçilerimize destek olarak onların geleceğe daha iyi hazırlanması bizleri de çok mutlu ediyor. Alemdar İnşaat olarak dün olduğu gibi gelecekte de güreşçilerimize destek olmaya devam edeceğiz” Dedi. Köroğlu Beton firması ortaklarından Aydoğan Tekin ise bu tür organizasyonların devam etmesinin büyük bir önem taşıdığına dikkat çekerek “ Firma olarak bu türden geleneksel Yayla bayramı ve güreş organizasyonlarına destek vermeyi sürdüreceğiz” biçiminde konuştu.
Alemdar Yine Haklı Çıktı
Alemdar Yine Haklı Çıktı
Türkiye, 24 Haziran'da yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel seçimine odaklandı. Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar, Bolu Objektif Dergisinin 2017 yılı Ekim sayısına verdiği özel röportajda herkesin ilk önce yerel seçimleri beklediğine işaret ederek; “ Bense, öncelikli olarak Cumhurbaşkanlığı seçiminin olacağını düşünüyorum. Yerel seçimlerin daha sonra olmasını bekliyorum” demişti. Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar’ın Bolu Objektif Dergisinin 2017 yılı Ekim sayısına verdiği özel röportajın ilgili pasajlarını kelimesi kelimesine yeniden yayınlıyoruz… Abdullah Bey, bazı çevreler 2019 yılında önce Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin yapılacağını, sonbahar ayında ise yerel seçimlerin yapılacağı yönünde görüşler belirtiyorlar. Bu konuda siz ne söylemek istersiniz? Bende öncelikli olarak Cumhurbaşkanlığı seçiminin olacağını düşünüyorum. Yerel seçimlerin daha sonra olmasını bekliyorum. Sebebini açıklamam gerekirse; Yerel seçimler herkes açısından çok belirleyici olacak. Burada yaşanabilecek bir trafik kazası sonraki seçimi çok aşırı etkileyecek. Bu sebeple öncelikle Cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılıp onun aradan çıkartılmasından sonra daha rahat bir ortamda mahalli idareler seçimlerinin yapılmasının daha düzgün olacağını düşünüyorum. Bu söylediklerimin siyasi demeçler olarak algılanmasını da istemiyorum. Sonuçta ben bir ticaret adamıyım. 2018 yılı ile ilgili öngörülerim içerisinde bu değerlendirmeleri yapıyorum. Ekonomiye siyaset, % 100 oranında etki ettiği için ister istemez siyaseti de en iyi siyasetçiler kadar takip etmek zorunda kalıyoruz.
Alemdar ve Evcil '41 kere maşallah' dedirttiler
Alemdar ve Evcil '41 kere maşallah' dedirttiler
Dastini Bebe Market’in resmi açılışı bugün HighWay Outlet Alışveriş Merkezinde yapıldı. İlimizin tanınmış işadamlarından Abdullah Alemdar’ın yeni girişimi olan Dastini Bebe Market’in resmi açılışı bugün HighWay Outlet Alışveriş Merkezinde gerçekleştirildi. Aynı zamanda MHP Bolu İl Yönetim Kurulu Üyesi olan Abdullah Alemdar’ı yeni işyeri için tebrik etmeye gelenlerin başında MHP Bolu İl Başkanı Adem Evcil geliyordu. Abdullah Alemdar’ı yeni açtığı işyeri için tebrik eden ve “ Hayırlı Olsun” diyen Evcil daha sonra Abdullah Alemdar ile birlikte açılışa katılan Bolu Lösemili Melekler Derneği üyesi çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlayarak onlara hediyeler verdiler…
Alemdar İnşaat’ın son kampanyalarıyla evsiz kimse kalmayacak
Alemdar İnşaat’ın son kampanyalarıyla evsiz kimse kalmayacak
Alemdar İnşaat son kampanyalarıyla daire sahibi olmak isteyen vatandaşlarımıza önemli imkânlar sunuyor. TÜFE Endeksli Kampanya ile Gram Altına Endeksli Kampanya’nın açılımı hakkında haber sitemize önemli açıklamalar yapan Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar; “Günümüzde gerek alım gücünün düşmesi gerek maliyetlerin yükselmesi anlamında insanlarımız şu anda barınma ihtiyacına ulaşmakta biraz zorlanıyor. Biz de firma olarak “bunu nasıl kolaylaştırabiliriz? “ diye düşünerek her gün işin matematiğini yaparak yeni kampanyaları yaşama geçiriyoruz. Bu anlamda müşterilerimize, dostlarımıza ve Bolu halkına iki farklı seçenek daha sunmuş oluyoruz. Gelsinler, incelesinler ve hangisi akıllarına yatarsa buna intibak etsinler” dedi. Abdullah Bey, geçtiğimiz aylarda “Sabit Taksit Sabit Fiyat” garantisiyle başlatmış olduğunuz kampanya’ya ek olarak iki yeni kampanya daha başlattığınızı görüyoruz. Daha önce yaşama geçirdiğiniz kampanyalar ilimizde büyük bir ses getirmişti. Bolu’da birçok inşaat firmasının bu yönde kampanyalar başlattığını görüyoruz. Son kampanyalarınız hakkında bilgi verir misiniz? Türkiye genelinde konut kredi faizlerinin belli bir noktanın altına düşmemesi durumunda İnşaat sektörü kampanyalarla hem tüketiciye ulaşma adına hem tüketiciye daha güzel imkânlar sunma adına hem de kendi önünü açma adına bu tip fikirleri geliştirecektir. Biz bunu sizinle geçtiğimiz dönemde yaklaşık 3- 4 ay önce konuşmuştuk. O zamanda söylediğim gibi “Birçok firma bizim yaptığımız işi yapar bu da toplumda zaman içersinde belli bir noktaya ulaşır” diye belirtmiştim. Tabii, bunu biraz daha ileriye götürmek lazım. Çünkü Türkiye’nin gerçekleri ortada. Bu noktada bizim mevcut kampanyalara ek olarak iki kampanyamız daha oldu. Mevcut kampanyamız bildiğiniz gibi bitmiş dairelerimizde yarısı peşin geriye kalan bölümü 0,98 ile 60 aya ve 2019 yılında bitecek olan projelerimizde 120 aya kadar belli peşinatlarla 120 aya kadar taksitlendirme şeklindeydi. "Buna ilaveten iki kampanya daha başlattık” Bunlardan bir tanesi TÜFE Endeksli Kampanya. Bu kampanya da şöyle bir avantajımız var. Belli bir faiz belirlenmediği için ve birinci yıla enflasyon farkını direkt yansıtmadığımız için otomatikman bizden daire alacak olan vatandaşlarımız 0,98’e göre avantajlı duruma geliyor. Bunu açıklamasını görmek isteyen müşterilerimizi ofisimize bekliyoruz. Ofisimizde detaylı anlatımlarımızı yapacağız. TÜFE kampanyamızı hem bitmiş dairelerimizde hem de 2019 yılında bitecek olan projelerimizde uygulayacağız. Dolayısıyla bu kampanyamızdan büyük bir beklenti içersindeyiz. “Bunun dışında 2’inci kampanyamızda Gram Altına Endeksli Kampanya ” Bu kampanyada da yine faiz söz konusu değil. TÜFE’de de faiz söz konusu değil. Hem faizden uzaklaşmış oluyoruz. Alım satım anlamında faizi kullanmamış oluyoruz. Hem de vatandaşımızı da korumuş oluyoruz. Burada kimse zarar etmemiş oluyor. Netice de insanların temel ihtiyaçları arasında yemek yeme, içme, giyinme ve barınmak gibi temel unsurlar yer alıyor. Barınma ihtiyacının da bir şekilde insanlarımız tarafından çözülmesi gerekiyor. Fakat günümüzde gerek alım gücünün düşmesi gerek maliyetlerin yükselmesi anlamında aradaki makasın açılması vesilesiyle insanlarımız şu anda barınma ihtiyacına ulaşmakta biraz zorlanıyor. Biz de firma olarak ”bunu nasıl kolaylaştırabiliriz?” diye düşünerek her gün işin matematiğini yaparak yeni kampanyaları yaşama geçiriyoruz. Bu anlamda müşterilerimize, dostlarımıza ve Bolu halkına 4 tane seçenek sunmuş oluyoruz. Gelsinler, incelesinler ve hangisi akıllarına yatarsa buna intibak etsinler. Faizsiz seçeneklerimiz bir kere şu anda çok ön plana çıktı. Neticede faiz hepimizin problemi dolayısıyla bu problemi de bu vesileler ile çözme şansımız var. Hem İslami anlamda bir adım atmış oluyoruz. Hem de faizden müşterilerimiz korumuş oluyoruz. “Fiyatlarda şu anda inşaat sektöründe ‘al’ gösteriyor” Tüketici fiyat endeksleri her zaman düşük çıkıyor. Üretici fiyatları endeksi şu anda çok yüksek. Bu anlamda ikisinin de ortalamasını almıyoruz ki vatandaşımızı koruyoruz. Burada en düşük olanını almayı tercih ettik. Buna ek olarak ara ödeme koymadık. Belli bir sabit rakamı baştan belirliyoruz. Sabit fiyat garantisiyle her yılın ortalamasını almak kaydıyla bunu devam ettiriyoruz. Burada vatandaşımızın şöyle bir avantajı da oluyor. Eğer gelir imkânları artar daha hızlı ödeme yaparsa çok daha az etkileniyor. Yani sabit bir faiz ödeme söz konusu olmayacağı için geliri de her yıl en az TÜFE oranında artacağı için hem ödemede zorluk çekmiyor hem de ödemeyi hızlandırması durumunda TÜFE’ den etkilenmiyor. Diğerinde diyelim ki faizi 60 ay yaptık ödemek zorunda… Bankadan 120 ay aldı bunu ödemek zorunda… Burada böyle bir zorunlulukta yok. Bunu da sağlamış oluyoruz vatandaşımıza. Dediğim gibi 2019 yılında bitecek olan projelerimizde de bu imkân var. Fiyatlarda şu anda inşaat sektöründe “al” gösteriyor. Şu anda bu durumda olan 2 tane sektör var. Biri İnşaat sektöründeki konut fiyatları çünkü 2017 fiyatları ile hala satış yapıyoruz. İkincisi de bana göre Borsa. Türkiye’de şu anda pahalanmayan iki şey var. Bütün sektörlerde özellikle Perakende ve Gıda sektöründe ciddi fiyat artışları oldu. Bizim inşaat sektörünün maliyetlerinde de anormal derece fiyat artışları oldu. Hatta bazı kalemlerde % 100’ün hatta % 300’e varan artışlar oldu. Biz inşaat sektörü olarak bunların hiç birini 2018 maliyetlerine yansıtmadık. Bunu inşaat sektöründe faaliyet gösteren diğer arkadaşlarımız da yansıtamadı. Ticaret odasında İnşaatçıları temsil ettiğim misyonumla bunu söylüyorum. İnşaatçı arkadaşlarımızın hiç birisi bunu yansıtamadı. “2019 yılında yeni fiyatları maliyetlere yansıtmak zorundayız” 2019 yılında yeni fiyatlarla daire satışına geçmek durumundayız. Zaten elimizdeki stoklarda neredeyse bitme noktasına geldi. Özellikle yabancılara satış son dönemde çok arttı. Ciddi bir sirkülasyon oldu bu dönemde… Vatandaşlığın 250.000 dolar sınırına indirilmesi. Dolar ve Euro’nun yükselmesi yüzünden yabancıların parasının değerlenmesi. Bizim konutlarımızın 2017 yılı fiyatlarıyla satılması nedeniyle ucuz kalması yüzünden yabancılarda geçtiğimiz 2- 3 ay içersinde ciddi bir satış oldu. Netice itibariyle yaklaşık 6 aydan bu yana Bolu’da konut üretimi neredeyse durma noktasına geldi. Normal üretimin belki % 10’larına düştük. Yani bu süre içinde 1000 konut üreteceksek belki 100 konut ancak ürettik. Dolayısıyla hem ciddi bir satış oldu. Hem de üretimde ciddi bir daralma oldu. Tüm bunları hesapladığımız zaman 2019’da konutlarda benim tahminime göre % 50 oranında bir fiyat artışı olacaktır. Konut almak isteyen vatandaşlarımızın bu fiyat artışlarından etkilenmemesi için bu kampanyaları kaçırmaması gerekiyor aynı zamanda da güzel bir yatırım yapmış olurlar. Şu anda yatırım yapılabilecek iki sektör var. Bir tanesi inşaat ve konut sektörü. Gerçekten fiyatlar çok cazip, kampanyalarda çok cazip. Şu anda bizim arkadaşlarımızın birçoğu hemen hemen aynı kampanyaları yapıyor. Ya da benzer kampanyaları yapıyor. Son yıllarda İnşaat sektörü altın yıllarını yaşadı. Bu yüzden gerçek mesleği Müteahhitlik olmayan birçok isim ve firma ister istemez bu sektöre girdi. Bu açıdan Yapı Müteahhitliği yetki belgesi ile ilgili sizce neler yapılabilir? Başka bir deyişle herkesin Müteahhitlik yapmasının engellenmesi mesleğin gelişimi açısından önemli mi? Bu söylediğiniz sadece İnşaat sektörü için geçerli değil. Hemen hemen birçok sektörde bu sorun yaşanıyor. Herkes kendi alanının dışında iş yapmasının cazibesine zaman zaman kapılabiliyor. Bu cazibe sıcak para olabiliyor, bazen KDV’den etkilenmemek olabiliyor, bazen insanların monotonlaşan yapısında bir heyecan arayışı olabiliyor. Gelişmiş ülkelere baktığımız zaman aile şirketlerinin özellikle çok uzun soluklu yaşadığını görüyoruz. Bunun sebebi şirketlerin bir anayasasının olması ve bu anayasa çerçevesi içersinde o işlerini yüzyıllara yayabilmesidir. Dünyada bilinen en eski aile şirketi Japonya’da ve 1300 yıllıktır. İkincisi Almanya’da 1100 yıllıktır. Bizim ülkemizde ise en eski bilinen aile şirketimiz 100 yılı geçmiyor. Dolayısıyla bizim burada şirket yönetimi bazında bir problemimiz var. İkinci problemimizde -İnşaat sektörüne has bir problemdir- KDV problemi. Şimdi farklı sektörlerden bizim sektöre girenlerin % 80’ni KDV amacıyla giriyor. Diğer sektörlerde şişen KDV ödemelerini İnşaat sektöründeki KDV’yle sıfırlamak adına giriyor. Dolayısıyla bunu çözmenin çok kolay bir yöntemi var. Bunu çözmenin en kolay yolu muhasebede faaliyetlerin ayrılması. Yani bir kanun maddesi ile İnşaat muhasebesi ile diğer işlerin muhasebesi ayrıldığı takdirde, her işin vergisi, her işin KDV’si kendi içinde tutulduğu takdirde bu iş otomatikman çözülecektir. Örneğin ben dericilik yapıyorsam dericiliğin gelir ve giderini aynı firma içersinden ayrı tutacağım. İnşaatını ayrı tutacağım, Perakende de çalışıyorsam Perakendeyi ayrı tutacağım. Otomotiv’de çalışıyorsam otomotivi ayrı tutacağım. Belki otomotivden KDV ödeyeceğim ama inşaat’tan da KDV’yi alacağım. Yani böyle sirkülasyon oluşması lazım. Bunu mutlaka çözmemiz gerekiyor. Bunu çözemediğimiz takdirde İnşaat sektörü hep cazip olacaktır… Neden mi? % 17’lik bir fark var. “% 17’lik fark bana yeter !” mantığıyla İnşaat sektörüne giriliyor. Maalesef bilmediğiniz işlere girildiği zaman genelde zarar ediliyor. İnsanlar “kazanacağız” diye giriyorlar ama kazanamıyorlar… Çünkü günümüzdeki en önemli maliyet paranın maliyeti. Siz bir İnşaata girdiğiniz zaman en küçük İnşaata 5 milyon lira para yatırdığınızı varsayalım. Bu 5 milyon liranın 2 yıl ve sizin tecrübesizliğinizden dolayı 3 yıl bu sektörde kaldığını düşünürseniz burada sizin kazanmayı düşündüğünüz % 17’lik bir rakam size bugünkü hesaplarla % 50’lere hatta % 60’lara çıkıyor. Hatta daha da yükseklere çıkıyor. İşi tam bilmediğiniz için sektörsel anlamda çeşitli dolandırılma olayları ile karşı karşıya kalabiliyorsunuz. Daire satışlarında da yeterli beceriyi yakalayamadığınız takdirde bu bir fiyaskoyla sonuçlanıyor. Her şerrin bir hayrı vardır. Her şerrin arkasında bir hayır gizlidir. İnşallah yaşadığımız şu anki durum hem bizi hem de diğer sektörleri şapkalarımızı önümüze koyarak düşünmemizi gerektirir diye düşünüyorum. Bunun sonucunda da tek bir şey söylüyorum. -Zaman zaman bu hataları bende yaptım- ama ne olursa olsun insanların kesinlikle bildiği işi yapması lazım, bildiği işe yatırım yapması lazım ve bildiği iş üzerinden yürümesi lazım ki haksız rekabet oluşmasın. Neticede bizim işimiz bu olduğu için ve KDV odaklı çalışmadığımız için KDV odaklı çalışan bir firmayla rekabet etmemizde mümkün olmuyor tabi. Böyle bir durumda mutlaka herkesin bu saatten sonra Türkiye’de en iyi bildiği işe yönelmesinde fayda olduğunu düşünüyorum. Sonuçta ülkemizde serbest piyasa ekonomisi var. Herkes her işi yapabilir. Kimseyi engelleyemeyiz. Dediğiniz kanun ve yasaları belirli ölçülerde çıkarsanız bile mutlaka bir şekilde çözüm üretiliyor ve o işler yine çözülüyor. Burada esas olan kafa yapımızın değişmesidir. “Yatırımcının kafa yapısının değişmesi ve bu kafa yapısına göre de yatırımların şekillenmesi gerekir “ diye düşünüyorum. Abdullah Alemdar deyince akla doğal olarak çevre duyarlılığı projesi geliyor. Bu konuda ciddi girişimleriniz olduğunuzu biliyoruz. Önümüzdeki aylarda bu konuyla ilgili olarak neler yapmayı planlıyorsunuz? Şu anda önümüz kış olduğu için bahar aylarına kadar fazla bir etkinlik yapma şansımız olmuyor. Kışında yapılacak şeyler var. Özellikle hayvanlara yönelik olarak beslenmeleri ile ilgili olarak bir şeyler yapılabilir. Şehir içinde su ve yem faaliyetleri olabilir. Kuşlar için yemleme faaliyetleri olabilir. Doğadaki hayvanlar için yemleme faaliyetleri olabilir. Onun dışında çevre ile ilgili gerçekten bir konsept geliştirmek lazım. Bolu inanılmaz güzel bir yer. Tek kusurumuz bu yere gereken değeri veremeyişimizdir. Çevremizi maalesef kirletiyoruz. Bu konuda ne yapılması gerekiyorsa herkesin üzerine düşeni yapması gerekir diye düşünüyorum. Bir yandan da Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu üyesisiniz. Sektörünüzü başarıyla temsil ediyorsunuz. Bu süreçte önümüzdeki dönemde yapmayı düşündüğünüz projeler var mı? Bu dönemde biz Ticaret ve Sanayi Odası yönetim kurulu üyesi olarak seçildik. 9 kişilik yönetim kurulu üyesiyiz. 38 kişilik meclisinde doğal olarak üyesiyiz. İnşaat sektörünü Aydoğan Bey ve Hasan Bey ile birlikte 3 kişi olarak temsil ediyoruz. Onlar komisyonlarda ciddi anlamda görev yapıyorlar. Bizde Yönetim kurulunda görev yapıyoruz. İşin Türkçesi şu; “İnanın Ticaret ve Sanayi odasında yaptığım işten çok büyük bir keyif alıyorum”. Hiçbir beklenti olmadan, tamamen sosyal, tamamen özveri gerektiren bir iş. Herhangi bir getirisi olmayan bir iş ve ben herhangi bir getirisi olmayan işleri çok seviyorum. O anlamda severek ve özenle çalışıyoruz. İnşaat sektöründe yaklaşık 600 kayıtlı üyemizi temsil ediyoruz. En büyük grup bizde… Bununda yaklaşık 400’e yakını düzenli ödeme yapan bir grup. Netice de böyle bir yükün ve sorumluluğun altına girmiş bulunuyoruz. Enteresan bir şeydir ki; yaşadığımız şu dönem İnşaatçıların sıkıntılı olduğu bir döneme denk geldi. Dolayısıyla bizim görev ve sorumluluğumuz çok fazla arttı. Belirlediğimiz bütün sorunları gerekli yerlere anında ileterek çözüm üretmeye çalışıyoruz. Bu anlamda Sayın Türker Ateş ve Yönetim Kurulundaki diğer arkadaşlarımı da duyarlılıklarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Şu anda en çok inşaat sektörü konuşuluyor. Onunla ilgili çalışmalar yapılıyor. İnşallah önümüzdeki günlerde çok güzel sonuçları alınacak. Sektörle ilgili çok güzel adımlar atılacak diye düşünüyorum. Bu konuda yaptığımız görüşmeler neticesinde beklentilerimiz oluştu. Sorunları biliyoruz. Çözüm önerilerini de sürekli gündeme getiriyoruz. Devletimiz de, hükümetimizde bu konulara duyarlılık gösteriyorlar. Özellikle Sayın Fatih Metin’e ve diğer siyasilere de sizin aracılığınızla teşekkür ediyorum. Gerçekten çok verimli bir çalışma oluyor. İnşallah bunu sürdürerek daha iyi noktalara getirmek istiyoruz. Bu arada bizi destekleyen tüm üyelerimize de teşekkür ediyoruz.
“Bayramda da müşterilerimizi ve ihtiyaç sahiplerini ofisimize bekliyoruz”
“Bayramda da müşterilerimizi ve ihtiyaç sahiplerini ofisimize bekliyoruz”
Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar Bolu Objektif haber sitesine verdiği özel demecinde tüm Bolu halkının kurban bayramını kutlayarak:” İnşallah her günümüz bayram gibi olur” dedi. Bayram süresince Bolu halkının hizmetinde olacaklarını vurgulayan Alemdar; “Her yıl biz normal şartlarda kurban bayramının 3.günü, Ramazan bayramının 2.günü işyerimizi açıyorduk ama bu bayramda bayramın 1.gününden itibaren full açık olacağımızı belirttik. Bayramda da müşterilerimizi ve ihtiyaç sahiplerini ofisimize bekliyoruz” dedi. Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar Bolu halkının kurban bayramını kutladı. Haber sitemize hem kurban bayramı hem de devam eden kampanyaları ile ilgili olarak değerlendirmelerde bulunan Alemdar; “Son günlerde konut kredilerindeki artıştan sonra biz bir çalışma yaptık. Yaptığımız bu çalışma neticesinde kira öder gibi ev sahibi yapma şeklinde bir oluşum gündeme geldi. Yaklaşık 3- 4 haftadan beri süren kampanyamız bayram sonuna kadar hatta bir iki hafta daha devam edecek. Sebebi; normalde konut sektöründe banka faizlerinin yüksek olması sebebiyle konut alamayan ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını bir şekilde karşılamaktır. % ‘60’a varan bir avantaj sağlıyor bu kampanya. Bu sebeple her yıl biz normal şartlarda kurban bayramının 3.günü, Ramazan bayramının 2.günü ofisimizi açıyorduk ama bu bayramda bayramın 1.gününden itibaren full açık olacağımızı belirttik. Bayramda da müşterilerimizi ve ihtiyaç sahiplerini bekliyoruz. Elimizden geldiği kadar bu konuda kendilerine yardımcı olmaya çalışacağız” dedi. “Başlattığımız kampanya ile bu konuda da öncülük ettik” Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Biz normal üretimimizin % 20’lik kısmını bu kampanyaya ayırdık. Konut kredilerinde bir düşüş olmazsa birçok firmanın bu sisteme geçeceğini düşünüyoruz. Başlattığımız kampanya ile bu konu da bir öncülük etmişte olduk. Sektörde bununla ilgili çalışma yapan arkadaşları da görüyorum. Bu sebeple insanları bir şekilde rahatlatmak lazım. Netice de sabit vade, sabit taksit netice de ne ödeyeceğini bilen bir proje ürettik. Bu projemiz ile totalde % 60’a kadar bir avantaj sağladık. Uzun vade de yapabiliyoruz. Dolayısıyla ev sahibi olmak isteyenler için bunu bir fırsat olarak görüyorum.” “Herkesin bayramını canı gönülden kutluyorum” Bayramlar kardeşlik ve huzurun en güzel yaşandığı günlerdir. Çocukluğumuzdan beri bayramları hep beraber iple çekeriz. Biz şimdi ticaret hayatında da bayramları aynı şekilde değerlendiriyoruz. Önceki gün otoyolda Düzce tarafına gitmek durumunda kaldım. Orada ki trafiği gördükten sonra yanımdaki arkadaşlara aynen şunu söyledim; “Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir insanı bayram ya da herhangi bir sebeple bu kadar yola dökemezsiniz, bu kadar insanı bir yerden bir yere göç ettiremezsiniz. Bu kadar insana bu kadar zor bir yolculuğu göz önüne aldıramazsınız. Sadece Türk insanları bunu yapıyorlardır” dedim. Bizdeki aidiyet duygusu ve büyüklere olan saygı bunun işareti olduğu için çok büyük gurur duydum. Hiçbir Avrupalı bu kadar eziyeti çekip aile büyüklerine ziyarete gitmez. Hem bu açıdan hem de tatilciler açısından gerçekten bunun bir fırsat olduğunu gördük. Dolayısıyla hem tatile gidenlere hem de bayramda büyüklerinin elini öpmeye gidenlere bayramı bayram gibi yaşayan tüm herkesin bayramını canı gönülden kutluyorum. İnşallah her günümüz bayram gibi olur. “ Alemdar İnşaatKaraçayır MahallesiFuar Sokak Özlem SitesiF-2 Blok No;130 532 583 48 870532 610 82 60
Ev sahibi olmak hiç bu kadar kolay olmamıştı...
Ev sahibi olmak hiç bu kadar kolay olmamıştı...
Alemdar İnşaat bugün başlattığı iki yeni kampanyayla daire sahibi olmak isteyen vatandaşlarımıza önemli imkânlar sunuyor. TÜFE Endeksli Kampanya ile Gram Altına Endeksli Kampanya’nın açılımı hakkında haber sitemize önemli açıklamalar yapan Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar; “Günümüzde gerek alım gücünün düşmesi gerek maliyetlerin yükselmesi anlamında insanlarımız şu anda barınma ihtiyacına ulaşmakta biraz zorlanıyor. Biz de firma olarak “bunu nasıl kolaylaştırabiliriz? “ diye düşünerek her gün işin matematiğini yaparak yeni kampanyaları yaşama geçiriyoruz. Bu anlamda müşterilerimize, dostlarımıza ve Bolu halkına 2 farklı seçenek daha sunmuş oluyoruz. Gelsinler, incelesinler ve hangisi akıllarına yatarsa buna intibak etsinler” dedi. Abdullah Bey geçtiğimiz aylarda “Sabit Taksit Sabit Fiyat” garantisiyle başlatmış olduğunuz kampanya ilimizde büyük bir ses getirdi. Bolu’da birçok inşaat firmasının bu yönde kampanya başlattığını görüyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni bir kampanyanız olacak mı? Türkiye genelinde konut kredi faizlerinin belli bir noktanın altına düşmemesi durumunda İnşaat sektörü kampanyalarla hem tüketiciye ulaşma adına hem tüketiciye daha güzel imkânlar sunma adına hem de kendi önünü açma adına bu tip fikirleri geliştirecektir. Biz bunu geçtiğimiz dönemde yaklaşık 3- 4 ay önce konuşmuştuk. O zamanda söylediğim gibi “Birçok firma bizim yaptığımız işi yapar bu da toplumda zaman içersinde belli bir noktaya ulaşır” diye belirtmiştim. Tabii, bunu biraz daha ileriye götürmek lazım. Çünkü Türkiye’nin gerçekleri ortada. Bu gerçekler çerçevesi içersinde içinde bulunduğumuz durumu göz önüne aldığımızda konut kredi faizlerinin düşmemesi durumunda – bizim beklentimiz düşmesi noktasında – fakat düşmemesi durumunda firmalarımızın kendi çözümlerini kendi üretmesi ve piyasayı domine etmesi gerekiyor. Bu noktada bizim mevcut kampanyalara ek olarak iki kampanyamız daha olacak. Mevcut kampanyamız bildiğiniz gibi bitmiş dairelerimizde yarısı peşin geriye kalan bölümü 0,98 ile 60 aya ve 2019 yılında bitecek olan projelerimizde 120 aya kadar belli peşinatlarla 120 aya kadar taksitlendirme şeklindeydi. “Buna ilaveten yeni dönemde iki kampanya daha başlatıyoruz” Bunlardan bir tanesi TÜFE Endeksli Kampanya. Bu kampanya da şöyle bir avantajımız var. Belli bir faiz belirlenmediği için ve birinci yıla enflasyon farkını direkt yansıtmadığımız için otomatikman bizden daire alacak olan vatandaşlarımız 0,98’e göre avantajlı duruma geliyor. Bunu açıklamasını görmek isteyen müşterilerimizi ofisimize bekliyoruz. Ofisimizde detaylı anlatımlarımızı yapacağız. TÜFE kampanyamızı hem bitmiş dairelerimizde hem de 2019 yılında bitecek olan projelerimizde uygulayacağız. Dolayısıyla bu kampanyamızdan büyük bir beklenti içersindeyiz. “Bunun dışında 2’inci kampanyamızda Gram Altına Endeksli Kampanya olacak” Bu kampanyada da yine faiz söz konusu değil. TÜFE’de de faiz söz konusu değil. Hem faizden uzaklaşmış oluyoruz. Alım satım anlamında faizi kullanmamış oluyoruz. Hem de vatandaşımızı da korumuş oluyoruz. Burada kimse zarar etmemiş oluyor. Netice de insanların temel ihtiyaçları arasında yemek yeme, içme, giyinme ve barınmak gibi temel unsurlar yer alıyor. Barınma ihtiyacının da bir şekilde insanlarımız tarafından çözülmesi gerekiyor. Fakat günümüzde gerek alım gücünün düşmesi gerek maliyetlerin yükselmesi anlamında aradaki makasın açılması vesilesiyle insanlarımız şu anda barınma ihtiyacına ulaşmakta biraz zorlanıyor. Biz de firma olarak ”bunu nasıl kolaylaştırabiliriz?” diye düşünerek her gün işin matematiğini yaparak yeni kampanyaları yaşama geçiriyoruz. Bu anlamda müşterilerimize, dostlarımıza ve Bolu halkına 4 tane seçenek sunmuş oluyoruz. Gelsinler, incelesinler ve hangisi akıllarına yatarsa buna intibak etsinler. Faizsiz seçeneklerimiz bir kere şu anda çok ön plana çıktı. Neticede faiz hepimizin problemi dolayısıyla bu problemi de bu vesileler ile çözme şansımız var. Hem İslami anlamda bir adım atmış oluyoruz. Hem de faizden müşterilerimiz korumuş oluyoruz. “Fiyatlarda şu anda inşaat sektöründe ‘al’ gösteriyor” Tüketici fiyat endeksleri her zaman düşük çıkıyor. Üretici fiyatları endeksi şu anda çok yüksek. Bu anlamda ikisinin de ortalamasını almıyoruz ki vatandaşımızı koruyoruz. Burada en düşük olanını almayı tercih ettik. Buna ek olarak ara ödeme koymadık. Belli bir sabit rakamı baştan belirliyoruz. Sabit fiyat garantisiyle her yılın ortalamasını almak kaydıyla bunu devam ettiriyoruz. Burada vatandaşımızın şöyle bir avantajı da oluyor. Eğer gelir imkânları artar daha hızlı ödeme yaparsa çok daha az etkileniyor. Yani sabit bir faiz ödeme söz konusu olmayacağı için geliri de her yıl en az TÜFE oranında artacağı için hem ödemede zorluk çekmiyor hem de ödemeyi hızlandırması durumunda TÜFE’ den etkilenmiyor. Diğerinde diyelim ki faizi 60 ay yaptık ödemek zorunda… Bankadan 120 ay aldı bunu ödemek zorunda… Burada böyle bir zorunlulukta yok. Bunu da sağlamış oluyoruz vatandaşımıza. Dediğim gibi 2019 yılında bitecek olan projelerimizde de bu imkân var. Fiyatlarda şu anda inşaat sektöründe “al” gösteriyor. Şu anda bu durumda olan 2 tane sektör var. Biri İnşaat sektöründeki konut fiyatları çünkü 2017 fiyatları ile hala satış yapıyoruz. İkincisi de bana göre Borsa. Türkiye’de şu anda pahalanmayan iki şey var. Bütün sektörlerde özellikle Perakende ve Gıda sektöründe ciddi fiyat artışları oldu. Bizim inşaat sektörünün maliyetlerinde de anormal derece fiyat artışları oldu. Hatta bazı kalemlerde % 100’ün hatta % 300’e varan artışlar oldu. Biz inşaat sektörü olarak bunların hiç birini 2018 maliyetlerine yansıtmadık. Bunu inşaat sektöründe faaliyet gösteren diğer arkadaşlarımız da yansıtamadı. Ticaret odasında İnşaatçıları temsil ettiğim misyonumla bunu söylüyorum. İnşaatçı arkadaşlarımızın hiç birisi bunu yansıtamadı. “Yılbaşından itibaren biz yeni fiyatları maliyetlere yansıtmak zorundayız” Yeni fiyatlarla daire satışına geçmek durumundayız. Zaten elimizdeki stoklarda neredeyse bitme noktasına geldi. Özellikle yabancılara satış son dönemde çok arttı. Ciddi bir sirkülasyon oldu bu dönemde… Vatandaşlığın 250.000 dolar sınırına indirilmesi. Dolar ve Euro’nun yükselmesi yüzünden yabancıların parasının değerlenmesi. Bizim konutlarımızın 2017 yılı fiyatlarıyla satılması nedeniyle ucuz kalması yüzünden yabancılarda geçtiğimiz 2- 3 ay içersinde ciddi bir satış oldu. Netice itibariyle yaklaşık 6 aydan bu yana Bolu’da konut üretimi neredeyse durma noktasına geldi. Normal üretimin belki % 10’larına düştük. Yani bu süre içinde 1000 konut üreteceksek belki 100 konut ancak ürettik. Dolayısıyla hem ciddi bir satış oldu. Hem de üretimde ciddi bir daralma oldu. Tüm bunları hesapladığımız zaman 2019’da konutlarda benim tahminime göre % 50 oranında bir fiyat artışı olacaktır. Konut almak isteyen vatandaşlarımızın bu fiyat artışlarından etkilenmemesi için bu kampanyaları kaçırmaması gerekiyor aynı zamanda da güzel bir yatırım yapmış olurlar. Şu anda yatırım yapılabilecek iki sektör var. Bir tanesi inşaat ve konut sektörü. Gerçekten fiyatlar çok cazip, kampanyalarda çok cazip. Şu anda bizim arkadaşlarımızın birçoğu hemen hemen aynı kampanyaları yapıyor. Ya da benzer kampanyaları yapıyor. Abdullah Bey, Konut kredileri önümüzdeki dönemde düşer mi? Tabii ki düşecek. Bu seyirde devam etmesi bana göre mümkün değil. Fakat konut kredileri düşse bile şu andaki kampanyalarımızın seviyesine gelmesi yakın bir gelecekte mümkün görünmüyor. Bu anlamda kampanyaları değerlendirmek gerekir.
Alemdar İnşaat’tan kira öder gibi ev sahibi olma fırsatı!
Alemdar İnşaat’tan kira öder gibi ev sahibi olma fırsatı!
Alemdar İnşaat “Sabit taksit Sabit fiyat” garantisiyle başlattığı yeni kampanyasıyla İnşaat sektöründe yeni bir çığır açıyor. Hem Bitmiş Projelerde hem de Temelden Projelerde önemli alım kolaylıkları sağlayan Alemdar İnşaat, konut sahibi olmak isteyen vatandaşlarımızı bankasız ve kefilsiz ev sahibi yapıyor. Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar yeni kampanyaları sayesinde vatandaşların neredeyse kira öder gibi ev sahibi olacağını vurgulayarak; “Biz burada açıkçası kârlılığı çok fazla ön plana çıkartmadık. Buradaki amacımız sektörün bir çıkış yakalamasına yöneliktir. Bu çıkışı yakalamak adına bu kampanyayı başlattık” şeklinde konuştu. Abdullah Bey, yine kentimizde çok ses getirecek olan bir kampanya başlatıyorsunuz. Faizlerin yeniden yükseldiği bir ortamda siz yine her keseye uygun bir kampanya ile ev almak isteyen binlerce kişiye büyük bir kolaylık sağlıyorsunuz. Bu kampanyanın açılımı hakkında bilgi verir misiniz? Alemdar İnşaat olarak 17/25 Aralık sürecinden önce faizlerin ve döviz’in stabil olduğu bir dönemde 60 aya kadar uzayan vadeli satış kampanyaları yapmıştık. Seçimlerden önce kamu bankaları İnşaat sektörünü ciddi anlamda desteklemişti. Yüzde 0,98 oranıyla bitmiş daire stoklarımızı eritmiştik. Buradan onlara bir kere daha teşekkür ediyorum. Ama seçimlerden sonra banka faizlerinin arttığını gözlemliyoruz. Dünyada gelişen ekonomik konjektürle birlikte ülkemizdeki banka faizlerinin yükselmiş olması konut edinmek isteyen vatandaşlarımızın konut edinme isteğini zorlaştırmış durumda. O yüzden bu durumla ilgili bir çalışma yaptık. Yaptığımız bu çalışma neticesinde vatandaşlarımızı konut edindirebileceğine % 100 inandığımız bir projeyi devreye sokuyoruz. Şimdiden Bolu halkına hayırlı olsun diyorum. Kampanya’da konut edinmek isteyen vatandaşlarımız için ne gibi kolaylıklar var? Temelden devam eden projeler olarak bir bölüm ayırdık. Bir de bitmiş projeler olarak bir bölüm ayırdık. Temelden yani topraktan devam eden projelerimizde 60 bin minimum peşinatla kampanyaya giriliyor ve 120 aya kadar vadeli satış öngörüyoruz. İsteyen istediği vadeyi ve peşinatı seçebiliyor. Dairesini beğeniyor onun üzerinden tablodan istediği ödeme planını seçmek suretiyle bu kampanyaya girebiliyor. “Yaklaşık 40 bin lira kadar bir avantaj sağlamış oluyoruz” Bu kampanya’daki avantajımız şudur; Şu andaki güncel banka konut kredisi faiz oranlarının ortalamasını aldığımızda minimum 36 ayda % 33, 120 ayda da % 48’e kadar çekilecek kredi üzerinden bankaya ya da bize yapacağı ödeme arasında fark doğuyor. Çok basit bir şekilde hesaplama yapacak olursak 120 ayda 130 bin liralık bir krediden bize ödeyeceği rakam 42 bin lira… Bankaya ödeyeceği rakam 80 bin lira civarında oluyor. Yaklaşık 40 bin lira kadar bir avantaj sağlamış oluyoruz. “10 bin lira civarında bir maliyeti de bertaraf etmiş oluyoruz” Burada kesinlikle sabit fiyat garantisi veriyoruz. Konut biter bitmezde teslim garantisini veriyoruz. Bunun dışında bu sistemde olmayan ekstra şeylerde var. Bunlardan bir tanesi Ekspertiz ücreti yok. Banka tahsis ücreti yani dosya masrafı dediğimiz olay yok. Konut paket sigortası yok. Kredi hayat sigortası yok ve İpotek ücreti yok. Bütün bunları topladığımızda – krediyi çeken kişinin yaşına göre değişiyor- ama 10 bin lira civarında bir maliyeti de bertaraf etmiş oluyoruz. “Bu model ile gerçekten konut ihtiyacı olan vatandaşlarımızın ev sahibi olacağını düşünüyorum” Bitmiş projelere gelince… 100 bin lira peşinatla kampanyaya giriliyor. Süre 72 aya kadar uzuyor. Burada da kazanç oranı Normal güncel banka faiz oranına göre % 28 ile % 37 arasında değişiyor. Daha önce bahsettiğim Ekspertiz ücreti, Banka tahsis ücreti, konut paket sigortası, Kredi hayat sigortası ve İpotek ücretleri bunlarda da olmuyor. Tüm bu unsurları üzerine kattığımızda nereden bakarsanız çok ciddi bir avantaj sağlamış oluyoruz. Bu anlamda şu anda devam eden bitmiş projelerimizin tamamı bu kampanya kapsamındadır. Müşterilerimizin tamamına dairelerimizi gezdiriyoruz ve istedikleri daireleri seçme şansını sunuyoruz. Bu kampanya ile birlikte önümüzde dönemde İnşaat sektörünün farklı bir boyuta geçeceğini düşünüyorum. Bizim bu kampanyamızı başka firmalarında örnek alacağını düşünüyorum. Dolayısıyla yeni bir model Bolu için. Bu model ile gerçekten konut ihtiyacı olan vatandaşlarımızın ev sahibi olacağını düşünüyorum. Bu tabloları gelip inceledikleri takdirde 2-3 sene sonra kira öder gibi ev sahibi olacaklarını görecekler. “En düşük gelirliden en yüksek gelirliye kadar herkes bu kampanyadan konut sahibi olabilir” Biz burada açıkçası kârlılığı çok fazla ön plana çıkartmadık. Buradaki amacımız sektörün bir çıkış yakalamasına yöneliktir. Bu çıkışı yakalamak adına bu kampanyayı başlattık. Bu kampanyayı çok ince eleyip sıkı dokuduk. Kendi açımızdan da fiyatlandırmamızı yaptık. Maliyetlerimizi de hesapladık. Dolayısıyla bu imkânlara sahip olan en düşük gelirliden en yüksek gelirliye kadar herkes bu kampanyadan konut sahibi olabilir. Normal şartlarda 60 ayı geçmiyorduk ama bu kampanya da içinde bulunduğumuz durumları göz önüne aldığımız için topraktan devam eden projelerimizde 120 aya kadar uzattık. Devam eden projelerden kastımız şudur; % 80 seviyesinde bile olsa biz onları devam eden proje kapsamına alıyoruz. Ancak normal banka kredi seviyesine geldikten sonra bitmiş proje kapsamına alıyoruz. Dolayısıyla burada vatandaşlarımızın daireyi belli bir noktadan görerek alma şansları da var. Kesinlikle ofisimize uğrayarak bu konuda daha ayrıntılı bilgi almaları gerekiyor. Geldiklerinde daha ayrıntılı bilgi kendilerine verilecektir. İstedikleri yerde ve ortamda bu hesapları yaptıklarında ne kadar kârlı olacaklarını göreceklerdir. Şimdiden hayırlı ve uğurlu olsun. Alemdar İnşaat Karaçayır Mahallesi Fuar Sk. Özlem Sitesi F-2 Blok No;13 - BOLU Tel; 0 532 583 48 87- 0 532 610 82 60
“Kentsel dönüşüme girecek öncelikli bölgelerin belirlenmesi şart!”
“Kentsel dönüşüme girecek öncelikli bölgelerin belirlenmesi şart!”
Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu başkanı Abdullah Alemdar 31 Mart seçimleri sonrasında ilimizdeki kentsel dönüşüm bölgelerinin bir an önce belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Alemdar; “Kentsel dönüşümü yapacak olan ve uygulayacak olan belediyelerdir. Kentsel dönüşümü, bölgesel ya da ada bazlı olarak yapmamız lazım. Bu işleri de mutlaka yerel inşaat firmalarına vermek lazım. Bu durum hem yereldeki İnşaat firmalarını ayakta tutmak hem de kentsel dönüşüm olayını hızlıca çözmek açısından önem taşımaktadır” dedi. Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu başkanı Abdullah Alemdar, Bolu Objektif haber sitesine İnşaat sektörünün dünü, bugünü ve yarını ile ilgili çok önemli tespitlerde bulundu… Abdullah Bey, Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, Türkiye’de insanların berbere giderken bile sertifika sorduğunu ancak aldığı konutun yeterince denetlendiğini, doğru malzeme kullanılıp kullanılmadığını, belgeli müteahhidin binayı yapıp yapmadığına bakılmadığını söyledi. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sayın Ferdi Erdoğan’a kısmen katılıyorum. Ancak ilimizdeki İnşaat kalitesi açısından bunu kabul etmem son derece zor. Bolu’da yapı denetimler olsun, İnşaat firmaları olsun yüksek oranda buna dikkat edilerek titizlik gösteriliyor. Sayın Başkanının görüşüne şu açıdan bakarsak katılmamak mümkün değil. İnşaat sektörü ve yapı kalitesinin sağlanması için 3 tane kriter olması lazım. Bunlardan ilki teknik personel kriteri, ikincisi ciro kriteri, üçüncüsü de iş bitirme kriteri… Bu üç tane kriteri tüm Türkiye genelinde uyguladığımız zaman ortaya daha kaliteli daha spesifik ve daha kullanılabilir konutlar ortaya çıkacaktır. Bunun yanında denetim mekanizmalarını daha da güçlendirmek lazım. İnşaat sektörünün hareketlenmesi için hangi alanlara ağırlık verilmeli? Mesela Bolu’da kentsel dönüşüm önemli bir çıkış noktası olabilir mi? Aslında kentsel dönüşüm hükümetimiz tarafından çok iyi düşünülerek planlandı ve uygulamaya konuldu. Devamında ise bazı aksaklıklar oluştu. Kanunda ve yönetmeliklerde bazı değişiklikler yapıldı. Bu açıdan tam istediğimiz gibi işlemedi. Kentsel dönüşümü yapacak olan ve uygulayacak olan belediyelerdir. Başından beridir söylediğimiz gibi kentsel dönüşümü, bireysel kentsel dönüşümden ziyade bölgesel ya da ada bazlı olarak yapmamız lazım. Bu işleri mutlaka yerel inşaat firmalarına vermek lazım. Bu durum hem yereldeki İnşaat firmalarını ayakta tutmak hem de kentsel dönüşüm olayını hızlıca çözmek açısından önem taşımaktadır. Bu uygulamanın daha verimli olacağını düşünüyorum. Burada bir konsept oluşturulmalı. Belediye’de işin içine girmeli, gerekirse Belediye’de buradan bir pay almalı. Müteahhide de belirli bir pay bırakılmalı. Yer sahiplerinin de mutlaka hakları verilmeli. Bunu gerekirse oradaki yoğunluğu artırarak çözebiliriz. Gerekirse İnşaat metrekarelerini biraz düşürerek çözebiliriz. Netice de bu üç kanalında mutlu edildiği bir sistemle kentsel dönüşüm hızlanır ve ilimizdeki İnşaat sektörü de hareketlenmiş olur. 2019’da kentsel dönüşüme girecek ve girmeyecek öncelikli bölgeler özellikle 31 Mart Yerel seçimlerinden sonra belirlenmeli mi? Zaten siyasi parti adaylarının bununla ilgili çalışmaları var. Bizde şu anda takip ediyoruz. Mutlaka belirlenmesi gerekiyor. Fakat burada yerel firmalarla çalışmak gerekiyor. Yerel dışında bir kentsel dönüşüme girilecek olursa bunun Bolu’ya hiçbir faydası olmayacaktır. TOKİ’lerin yapılmasında da gördüğümüz gibi ilimize bir katkı sağlanmadığını gördük. Müteahhit dışarıdan geliyor, malzeme dışarıdan geliyor. Bolu’daki esnaf hiçbir şekilde bundan bir satış imkânı sağlayamıyor ve para tekrardan dışarıya gidiyor. Dolayısıyla Bolu’nun ekonomisine bir katkı sağlayamıyor. Bolu’nun ekonomisine katkı sağlaması ve inşaat sektörünün ayağa kalması açısından ivedilikle bu bölgelerin belirlenip bir konsept dahilinde Bolu Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı ve belirli geçmişi olan firmaların üzerinden bu işlerin yürütülmesi gerekiyor. Denetimde ciddi eksikler var mı? Sektördeki en temel ve büyük sorunların başında, etkin piyasa denetimi ve Yapı Yasası’nın olmaması geliyor mu? Kalitesiz ve plansız yapılaşmadaki sorunların önüne nasıl geçilir? 1999 depreminden önce yapılan binalarla ilgili olarak bunu söyleyebiliriz. Fakat daha sonrasında yapılan binalarla ilgili olarak Bolu’da kesinlikle denetim problemi yoktur. Bolu bizim diğer illerdeki çalışmalarımıza göre baktığımızda da en iyi denetlenen ve inşaat kalitesi olarak en üst düzeyde olan illerimizden bir tanesidir. Bu daha da iyi olabilir. Daha iyi bir denetleme sağlanabilir. Bolu’da 1999 depreminden sonra üretilen hiçbir konutun kalitesiz olduğunu düşünmüyorum. Kalitenin ve standardın tabii ki sonu yok. Daha iyisini yapmaya uğraşmamız lazım. Her zaman bunun mücadelesini vermemiz gerekiyor. İnşaat sektöründe Maliyetlerde ve enflasyonda geçen yıl yaşanan sıçrama, fiyatlamayı zorlaştırarak kârlılıkları olumsuz etkiledi mi? Şimdi dövizdeki hareket bildiğiniz gibi faizi tetikledi. Faizdeki harekette maliyetlerimizi ciddi anlamda artırdı. Bütün sektörlerde bu sorun var. İnşaat sektörü de bundan ciddi anlamda etkilendi. Şu anda bu maliyetleri henüz yansıtabilmiş değiliz. 31 Mart seçimlerinden sonra yansıtmayı planlıyoruz. Neticede bir iş kâr etmek için yapılır. Kâr edilmeden de bir yere varmak mümkün değildir. O yüzden bu enflasyon artışlarının ve fiyat hareketlerinin konutlardaki maliyetlere yansımadan konut almak isteyen vatandaşlarımızın bir an önce elini çabuk tutmasını öneriyorum. Ödeme ve tahsilâtlarda yaşanan sıkıntıların artması beraberinde barter eğiliminin güçlenmesine neden oldu mu? Barter konusu benim çok sıcak baktığım bir konu değil. Özellikle imalatta yapılacak olan barter her zaman sorun yaratmıştır. İmalat dışında yani kesin ve net olan ürünlerde barter yapılabilir. Firmaların nakit girdilerinin düşmesi ve paranın maliyetinin artması noktasında önümüzdeki dönemde barter eğilimi yükselerek devam edecektir. İşin kötü tarafı malzeme ve diğer tedarikçilerinde barter yapma güç ve kabiliyetlerinin olmaması burada bir handikap olarak karşımıza çıkıyor bence. Uzayan satış vadeleri ve yükselen aylık faizler nakit akışlarını bozdu mu? Buna hazırlıklı olan firmalar olduğu kadar hazırlıksız yakalanan firmalarda oldu. Nakit akışlarında dalgalanmalar zaman zaman yaşanıyor. Son aylarda konut kredilerinde ciddi bir düşüş var. Şu anda 1,68 ve 1,58’leri görmüş durumdayız. 0,98 uygulamasının ardından yavaş yavaş piyasaya para girişi olmaya başladı. Yeni dönemde de konut fiyatları yükselmeden alım yapmak isteyenlerin de piyasaya girmesiyle birlikte nakit akışının tekrar eski haline döneceğini düşünüyorum. Yaklaşık 7-8 aydan bu yana devam eden bu süreçte zaman zaman nakit akışlarında sıkıntı olduğu doğrudur. İnşallah önümüzdeki dönemde bunun ortadan kalktığını hep birlikte göreceğiz. İşlerin doğru yapılması için neler yapılmalı, hangi adımlar atılmalı? İşlerin doğru yapılması için öncelikle bana göre bir işyerinin gelenekselleşmesi lazımdır. Örnek vermek gerekirse bir şoför araç kullandığı sürece her geçen gün daha da ustalaşır. Daha da tecrübesi artar. Burada işlerin doğru yapılması için firmalarımızın yaşlanması gerekiyor. Yani Türkiye’de de firma ömrünün artık uzaması gerekiyor. Bizim en büyük problemimiz Türkiye’de ki firma ömürlerinin çok kısa olmasıdır. Ülkemizdeki küçük ölçekli ortalama firma ömrü 10 yıl civarında. Bu 10 yılı biz 50 yıllara, sonrasında da 100 yıllara taşıyabildiğimiz sürece işlerimizi doğru yapmış oluruz. Çünkü bu gelenek firmada oturduğu zaman firmanın hayati meselesi işini doğru yapmak olacaktır. Bu gelenek oturduğu sürece de firma işlerini doğru yapacak. Bununla ilgili olarak ben özellikle planlama noktasında ve bu tip firmalara destek noktasında bir politika üretilmesi taraftarıyım. Bu politikada gerekirse bazı firmalarımızın gerek ticaret odaları gerekse de devletimizin belirli kurumları tarafından desteklenerek örnek firma olarak ön plana çıkartılması taraftarıyım. Bunları ne kadar çoğaltabilirsek firma ömürlerini de o kadar uzatabileceğimizi düşünüyorum. Neticede bir ailede bir çocuğun meslek seçerken bile bir örneğe ihtiyacı vardır. Dolayısıyla bizimde Türkiye’de yapmamız gerekenin örnek firmalar oluşturarak bu firmalar üzerinden diğer firmalara da mesaj vererek onlarında o politikaları izlemesini sağlamaktan geçtiğini düşünüyorum. 2019 yılından beklentilerinizi mikro ve makro ölçekte öğrenebilir miyiz? Ben hayatımda hiçbir zaman karamsar olmadım. Hiçbir zamanda yatırım noktasında ve çalışma noktasında geri durmadık. Her zaman ve her dönemde işlerimizi aksatmamaya özen gösterdik. Özellikle Haziran- Temmuz ayından bu yana planladığımız bütün işleri gerçekleştirdik. Yani 2018 yılına dair yapmamız gereken her şeyi yaptık. 2019 yılı için bütün planlarımız ve bütün projelerimiz hazır. Burada söylenti ve algı yönetimine dayalı bir karamsarlık şu anda pompalanmaya çalışıyor. Ben buna kesinlikle katılmıyorum. Türkiye ekonomisi doları stabil hale getirdi. Faizlerde de her geçen gün ciddi düşüşler oluyor. Piyasaya bankaların tekrar kredi vermesiyle birlikte, kredilerin önünün açılmasıyla birlikte düşen faizler noktasında ben tekrar bir canlılık olacağını düşünüyorum. Bunun dışında bekletilen bir talebimiz var. Bu talep önce dolar düşsün diye bekletildi. Sonra faiz düşsün diye bekletildi. Şimdi de seçimden sonrası diye bekletiliyor. Bu bekletilen talebin ben seçim sonrasında atağa geçeceğini düşünüyorum. İnsanların tekrar para harcama noktasına geleceğini düşünüyorum. Zaten biz nakit döngüsünü hızlandırabilirsek otomatikman 2019 yılı bizim için tekrar bir geri dönüş yılı olacaktır. 2020 yılında da çok güzel günler yaşayacağımızı düşünüyorum. Bunun için bütün vatandaşlarımızın ve çalışanlarımızın pozitif olmaları gerekiyor. Pozitif düşünmemiz gerekiyor. Mümkünse her işletmenin bir kişi daha fazla çalıştırmak için istihdam yaratmak için mücadele etmesi gerekiyor. Bu noktada da devletimizden ticaret erbapları olarak özellikle finansman noktasında ve diğer vergilendirme noktalarında devam eden desteklerinin yine aynı şekilde devam etmesini istiyoruz. İnşaat sektörü bizim gerçeğimiz. Bir günde teknolojiye yani 4.0’a geçemeyeceğimize göre önümüzdeki 3-5 sene daha inşaat sektörünü ayakta tutmak zorundayız. İnşaat sektörü Türkiye ekonomisi için olmazsa olmazdır. Bu noktayı da göz önüne alıp inşaat sektörü ile ilgili ciddi adımlar beklediğimizi sizin aracılığınız ile özellikle vurgulamak istiyorum.
Lösemili Melekler ve aileleri Abdullah Alemdar’ı yalnız bırakmadı
Lösemili Melekler ve aileleri Abdullah Alemdar’ı yalnız bırakmadı
Alemdar İnşaat’ın bugün gerçekleştirilen Göynük Şubesinin açılışına Gölköy’de bulunan Kansersiz Yaşam Merkezinin temsilcileri de katıldı. Bolu Lösemili Melekler Derneği Başkanı Elvan Coşkun, Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar’ın derneklerine çok büyük destek verdiğini söyleyerek Göynük şubesi açılışında kanser hastaları ve yakınları olarak bulunmaktan dolayı çok büyük bir memnunluk duyduklarını söyledi. Alemdar İnşaat’ın Göynük Şubesinin açılışına Bolu’dan ve Göynükten yüzlerce kişi katıldı. Alemdar İnşaat Göynük Şubesi, Cuma Mahallesi Hükümet Caddesi No; 15’te ilçe halkına hizmet verecek…
Alemdar İnşaat Göynük’e İmzasını Attı
Alemdar İnşaat Göynük’e İmzasını Attı
Alemdar İnşaat’ın Göynük Şubesinin açılışı öncesinde dağıtılan Alemdar İnşaat Logolu şapkalar ilçe halkından büyük bir ilgi gördü. Göynük Sokaklarında Alemdar İnşaat Logolu şapkalarla dolaşan yüzlerce kişi Alemdar İnşaat firmasına teşekkür etmeyi ihmal etmediler. Alemdar İnşaat’ın Göynük Şubesinin açılışı bugün yüzlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Alemdar İnşaat’ın Göynük Şubesinin açılışına Bolu’dan ve Göynükten yüzlerce kişi katıldı. Alemdar İnşaat Göynük Şubesi, Cuma Mahallesi Hükümet Caddesi No; 15’te ilçe halkına hizmet verecek…
Alemdar İnşaat Göynük Şubesi Hizmete Girdi
Alemdar İnşaat Göynük Şubesi Hizmete Girdi
İlimizin önde gelen İnşaat Firmalarından olan Alemdar İnşaat’ın Göynük Şubesinin açılışı bugün yüzlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar firmalarının her geçen yıl daha da büyüyerek sektördeki en önemli firmaların başında geldiğini vurgulayarak;” Göynük şubemizin açılışında bizi yalnız bırakmayan tüm dostlarımıza ve ilgisinden dolayı Göynük halkına teşekkür ederiz” dedi. Alemdar İnşaat’ın Göynük Şubesinin açılışına Bolu’dan ve Göynükten yüzlerce kişi katıldı. Saat 14.00’de gerçekleştirilen açılış törenine ilçenin önde gelen simaları katıldı. MHP Bolu İl Başkanı Adem Evcil ile Ak Parti Göynük İl Genel Meclis üyesi Mümtaz Altınbaş ‘ta açılış töreninde Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar’ı yalnız bırakmayarak “Hayırlı Olsun” dediler. İnşaat Sektörünün yan kollarında faaliyet gösteren çok sayıda firma temsilcisi ile finans sektörünün önde gelen temsilcileri de Alemdar İnşaat’ın Göynük Şubesinin açılışına katıldılar. Açılış öncesinde Göynük halkına ve davetlilere yemek ikramı yapıldı. Göynük Şubesinin açılış töreninin ardından Alemdar İnşaat firmasının ilçede gerçekleştireceği dev inşaat projesinin temel atma töreni kesilen kurbanlar ve dualar eşliğinde yapıldı. Alemdar İnşaat Göynük Şubesi, Cuma Mahallesi Hükümet Caddesi No; 15’te ilçe halkına haftanın 7 günü saat 24.00’a kadar hizmet verecek.
ALEMDAR İNŞAAT HAYALLERİ GERÇEK YAPIYOR…
ALEMDAR İNŞAAT HAYALLERİ GERÇEK YAPIYOR…
Bolunun en tanınmış İnşaat firmalarının başında gelen Alemdar İnşaat’ın yıl sonu kampanyası Bolu halkından büyük bir ilgi görüyor… Alemdar İnşaat’ın yıl sonu kampanyası büyük dikkat çekiyor… Konu ile ilgili olarak haber sitemize açıklamalarda bulunan Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar ; “Sayın Cumhurbaşkanımızın da sık sık belirttiği gibi son dönemde faiz ve dolar kurunda oynamalar söz konusu. Buna bağlı olarak ta konut kredi faizleri, kamu bankaları tarafından uzunca bir süre düşük tutulmasına rağmen son dönemde onlar da 1 bandının üzerine çıkmak zorunda kaldı. Böyle olunca da biz firma olarak hem ekonomiye katkı sağlamak hem de daire almak isteyip te faizlerin yüksekliğinden dolayı daire almakta zorlanan müşterilerimizi düşünerek yıl sonuna kadar olmak üzere elimizdeki sayılı sayıdaki bitmiş daireler için çok güzel bir kampanya düzenledik” dedi. Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar sözlerine şu şekilde devam etti; “ Bunu İş Bankası ve Türkiye Finans ile yaptık. İki banka ile anlaşmamız var. Faizsiz sistemden kullanmak isteyen müşterilerimizi de düşünerek Türkiye Finans Bankası ile böyle bir çalışmamız oldu. Bu sistemde Kredi tutarı ve oranlarımız; 0–50.000 TL. arası kredi kullanacak olan müşterilerimize – 0.80 50.000 TL –100. 000 TL arası kredi kullanacak olan müşterilerimize – 0.85 100.000 TL –150.000 arasında kredi kullanacak olan müşterilerimize – 0.90 150.000 TL ve Üstünde kredi kullanacak olan müşterilerimize - 0.95 Olmak üzere bir çalışmamız oldu. Bu çalışmamız neticesinde ortalama 100.000 TL kredi kullanacak bir müşterimizin 120 aydaki kârlılığı Ekspertiz ile birlikte –ki Ekspertiz ücretini de bu sistem kapsamında biz karşılıyoruz. Böylelikle müşterilerimiz Ekspertiz ücreti de ödemiyorlar. 21.000 ve 22.000 civarında bir kârlılıkları söz konusu olacak.” Bunu niçin yaptık? Abdullah Alemdar sözlerini şu şekilde sonlandırdı; “ Türk Ekonomisi 3.çeyrekte bir büyüme rekoru kırdı. Bizimde Alemdar İnşaat olarak bu büyümeyle birlikte hem piyasayı belli bir oranda forse etmek hem de ekonomik canlılığa katkıda bulunmak adına böyle bir kampanya yaptık. Aynı zamanda da yıl sonu itibariyle elimizde son kalan belirli sayıdaki daire stoğumuzu da eritmek istiyoruz. Bu kampanyadan faydalanmak isteyen müşterilerimiz en kısa zamanda bize müracaat etmeleri gerekiyor. Çünkü dairelerimiz sınırlı sayıdadır. Bolu’nun birçok mahallesinde dairelerimiz serpiştirilmiş durumdadır. Yani lokasyon olarak; Kalıcı konutlardan, Alpagut’a, Sağlık mahallesinden tutunda Tabaklar, Karaçayır, Sümer, Aktaş gibi birçok semt ve mahallede dairelerimiz mevcuttur. Özellikle bu daireleri bu şekilde seçtik. Bu seçtiğimiz daireler üzerinden de bu kampanyayı başlattık. Şu ana kadar ciddi dönüşler alıyoruz. İnşallah yıl sonuna kadar kampanyamızı başarılı bir şekilde sürdürmek istiyoruz. Türkiye Ekonomisi içinde 2017’nin gayet güzel sonuçlanacağını düşünüyorum. 2018 yılının da hayırlara vesile olmasını diliyorum.”
Çevre Duyarlılığı Projesi Hayata Geçiyor
Çevre Duyarlılığı Projesi Hayata Geçiyor
Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar, Bolu Objektif haber sitesine yaptığı özel açıklamada ilimizin geleceği açısından büyük bir önem taşıyan çevre duyarlılığı projesinin önemine dikkat çekti. Bu konuda somut adımlar atacağını vurgulayan Alemdar; “Her şeyi devlet ya da Belediye’den beklememek lazım. En azından belki bir gönüllüler grubu oluşturup bu gönüllüler gurubuyla zaman zaman bir araya gelerek haftanın ya da ayın belli günleri belli bölgelerden başlamak gerekir diye düşünüyorum. Bununla ilgili olarak önümüzdeki dönemde bir çalışma başlatacağım” Dedi. Abdullah Bey daha önce yaptığımız röportajda çevre duyarlılığı projesini gündeme getirmiştiniz. Bolu’da son yıllarda bu konu hiç gündeme getirilmemişti. Bu konudaki düşünceleriniz kamuoyunda geniş ölçüde dikkat çekti. Bir adım ötesi olarak düşünürsek önümüzdeki günlerde bununla ilgili vakıf ya da dernek gibi adımlar atarak çevre duyarlılığı projesini daha da sembolize etmeyi planlıyor musunuz? Bolunun kurtuluş reçetelerinden bir tanesi olarak Turizm dedik. Eğitim dedik. Spor dedik. Sanayileşme nedense Bolu’da hep arka planda kaldı. Belki de kalması çok iyi oldu. Çünkü Bolu’nun doğal güzelliğine, havasına ya da suyuna eksi tesir yapmamış oldu. O zaman elimizdeki bu 3 tane argümanı çok iyi kullanmamız lazım. Bunları kullanmak içinde bize ne lazım? Önce Doğa lazım. Önce Temiz Su lazım. Önce Temiz Hava lazım. Temiz Çevre lazım. Bu amaçla ben şahsen nereye gidersem gideyim çevreme baktığım zaman rahatsız oluyorum. İnsanlarımıza maalesef çöplerini toplama alışkanlığını edindiremedik. Bu eğitimi veremedik. Bu konuda başarısız olduğumuzu kabul ediyoruz. Dolayısıyla şu aşamadan sonra bu nasıl olabilir? En azından belki bir gönüllüler grubu oluşturup bu gönüllüler gurubuyla zaman zaman bir araya gelerek haftanın ya da ayın belli günleri belli bölgelerden başlamak gerekir diye düşünüyorum. Bununla ilgili olarak önümüzdeki dönemde bir çalışma yapmak istiyorum. Bu çalışmaya sizi de davet edeceğim. Gittiğimizde göreceksiniz ilimizin çok gidilmeyen, çok tercih edilmeyen en ücra köşelerinde bile çok ciddi anlamda bir çöp stoğumuz oluşmuş durumda ve insanlar bunu göre göre bunu bile bile gittiklerinde tükettikleri her şeyi yine orada bırakmaya ısrarla devam ediyor. Ondan da rahatsız olmuyorlar. Netice de aslan yattığı yerden belli olur diyoruz. Atalarımızın bu güzel sözünü maalesef bugüne kadar başaramadık. “Çevreye duyarlı tüm Bolululardan özellikle gençlerden destek bekliyoruz” Neticede bir yerden başlamak lazım. Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulunda olmam nedeniyle ticaret odasında da yine aynı şekilde bunu gündeme getirmeyi planlıyorum. Oradan da belirli bir destek ve güç isteyeceğim. Bu anlamda Bolu’da bir ışık yakmak ve bir yol haritası çizmek istiyorum. Bunu yaparken de çevreye duyarlı tüm Bolululardan özellikle gençlerden destek bekliyoruz. Çünkü gençlerin burada bir adım atarak önde olması lazım. Hatta bizlere de örnek olması lazım. Bu anlamda Bolu’da yapılacak olan çok şey var. Derelerimiz var. Mesire alanlarımız var. Temiz tutulması gereken yol boylarımız var. Mutlaka bunlarla ilgili bir yerden başlamak lazım. Her şeyi devlet ya da Belediye’den beklememek lazım. Siz evinizde aldığınız bir eşya ya da kullandığınız bir malzemeyi yerine koymadığınız zaman bir süre sonra kendi evinizde de aradığınızı bulamaz bir konuma gelirsiniz. Bu durumda buna benziyor. Netice de en başta ben olmak üzere aldığımız ya da tüketeceğimiz her şeyi normalde tüketmeden önceki haliyle bırakmamız gerekiyor ki bizden sonra gelen insanlar bunu bu şekilde tüketebilsinler. “Allah nasip ederse ve ömrüm yeterse bu konuda bir efor sarf etmek istiyorum” Bunu Avrupa başarmış, gelişmiş ülkelerin hepsi başarmış. Örneğin Kuzey ülkelerinde trekking yapan insanlar bile bütün çöplerini 20 kilometre, 30 kilometre yanlarında taşıyorlar ve geldikleri noktada da çöpe atmak suretiyle bırakıyorlar ve gittikleri yerlerde bir tek sigara izmariti bile göremiyorsunuz. Bu tamamen eğitim ile alakalı bir durum. Bizim de dediğim gibi bir yerden başlamamız lazım. Ben buna çok önem veriyorum. Allah nasip ederse ve ömrüm yeterse bu konuda bir efor sarf etmek istiyorum. “
Alemdar İnşaat’tan anlamlı iftar
Alemdar İnşaat’tan anlamlı iftar
İlimizin önde gelen İnşaat firmalarından olan Alemdar İnşaat her yıl geleneksel olarak düzenlediği iftar yemeklerinin ilkini Taşeron firmalarına yönelik olarak gerçekleştirdi. Süleymaniye Talebe Yurdunda verilen iftar yemeğine yüzlerce kişi ve firma temsilcisi katıldı. Konuklarıyla teker teker ilgilenerek büyük bir misafirperverlik örneği gösteren Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar böyle anlamlı bir iftar yemeğinde bir arada olmaktan dolayı büyük bir memnunluk duyduğunu ifade etti. İftar yemeği taşeron firma temsilcilerinin Abdullah Alemdar ile birlikte toplu fotoğraf çektirmesinden sonra sona erdi.
Fırsat değil Piyango!
Fırsat değil Piyango!
Alemdar İnşaat ülke çapında büyük ses getirecek bir kampanyaya imza atıyor. Alemdar İnşaat, Halk bankasıyla yaptığı yeni anlaşma uyarınca % 0,98 faiz oranıyla ev sahibi olmak isteyen ya da yatırım yapmak isteyen müşterilerine çok önemli avantajlar sağlıyor… Alemdar İnşaat yönetim kurulu başkanı Abdullah Alemdar haber sitemize konuyla ilgili çok önemli açıklamalar yaptı. Abdullah bey, Halk bankasıyla yaptığınız yeni anlaşma sayesinde vatandaşlarımız çok uygun şartlarda ev sahibi olabilecekler. Yeni anlaşmanızın açılımı hakkında bilgi verir misiniz?İnanın biz buna fırsat bile demiyoruz. Bu piyango gibi bir şey. Bu piyangodan da konut ihtiyacı olan herkesin faydalanmasını isteriz. Halk bankası ile yaptığımız bu anlaşmayla konut kredisi ve faizlerin yükseldiği böyle bir ortamda yaklaşık 2 yıl önceki faiz oranları seviyelerine düşmüş bulunuyoruz. % 0,98’i 120 aya kadar yeni olan yani sıfır konutlarda tüm müşterilerimize uyguluyoruz. Burada çok basit bir hesap yaptığımızda 100.000 TL için bugün ödeyecekleri rakam aylık 1421 liradır. Bu bugünkü konjektürde inanılmaz bir rakamdır. Tapu masraflarının da Mart ayına kadar binde 3 seviyelerinde seyrettiğini düşünürsek ikinci bir avantajı da buradan yakalıyorlar. Asıl avantajı söylemem gerekirse konut sektörü 2018 yılbaşı fiyatlarıyla şu anda satış yapmakta. Yani biz inşaatçılar olarak yaklaşık bir yılı geçen bir süredir tüm ürünlere tüm malzemelere kur farkı yüzünden zam gelmesine rağmen biz henüz üstüne 1 lira bile koymuş değiliz. Hatta bazı konutlarda ve bazı bölgelerde % 10 ya da % 15’e varan gerilemeler bile oldu. Bu açıdan hem uygun fiyattan yani zamsız bir rakamdan konutu alma şansınız var. Hem de krediyi piyasa koşullarının yarısının altında alma şansınız var. Bugün 100.000 liranın üstünde bir kredi kullandığınızda ortalama 2,09 oranlarını ödüyorsunuz. Şu anda 0,98’le 100.000 ve üzerini kullanma şansınız var. Dolayısıyla banka ekspertiz değerinin % 80’nine kadar kredi kullanabiliyorsunuz. Burada da bir sınır yok. Bu rakam 500.000 liraya kadar çıkabiliyor. Dolayısıyla müşterilerimizin elini çabuk tutmasını rica ediyoruz. Çünkü bu bir fırsattır. Bu fırsat belki de hiçbir zaman gelmeyecektir. Fırsatlar kuş gibidir. Dala konduğu zaman yakalarsanız yakalamışsınızdır. Yakalayamadığınız zaman ise gitmiştir. Uzun vadede düşündüğümüzde Kârınızı şöyle söyleyebilirim. 100.000 lira için normal krediden kullanmış olsanız ödeyeceğiniz rakam 10 yıl için 100.000 TL fark ediyor. Yani 100.000 lira için tam 100.000 lira fark ediyor… Buna banka ya da kredi hesaplama motorlarından da bakabilirsiniz. Süre kısaldığı zaman 60 ay ya da daha kısa sürelere yaydıklarında daha avantajlı olacaklardır. Burada esas olan şudur. Burada bankalar binde 20 – binde 40 arası elini taşın altına koydu. Müteahhit binde 80 oranında elini taşın altına koydu. Müşterimize şu anda biz hiçbir yük yüklemedik. Bankayla, müteahhit firmalar bunu sırtlandı. Müşterimiz burada direk avantajlı. Tapu avantajını da katarsak bitmiş dairelerde ya da bitmek üzere olan dairelerde bunu değerlendirebiliyoruz. Şimdiden Bolu’ya ve Türkiye’ye hayırlı olsun. Halk bankası dışında başka bir banka daha var mı?Şu anda İş bankasıyla bir görüşmemiz var. Süreç devam ediyor. İş bankasından da böyle bir talep aldık. İş bankasıyla da İnşallah anlaşırsak banka sayımızı ikiye çıkarmış olacağız.
Abdullah Alemdar meclis üyelerine teşekkür etti
Abdullah Alemdar meclis üyelerine teşekkür etti
Bugün gerçekleştirilen seçimlerde Bolu Ticaret ve Sanayi Odası yönetim kuruluna seçilen işadamı Abdullah Alemdar tüm üyelere teşekkür ederek; “ Sorumluluğunu aldığım bu görevde tüm ekip arkadaşlarımın ve meslektaşlarımın desteği ile Bolu ticaretine katkı sağlamak tek hedefimizdir” dedi. Bolu Ticaret ve Sanayi Odasında bugün gerçekleştirilen seçim sonrasında mevcut başkan Türker Ateş 38 Meclis üyesinin 26’sının oyunu alarak yeniden Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı seçildi. Seçimlere Ateş’in listesinden girerek BTSO Yönetim Kurulu üyesi olarak seçilen işadamı Abdullah Alemdar yaptığı açıklamada ; “Bolu Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde, Bolu Ticaret ve Sanayi Odası yönetim kuruluna seçilmeme destek veren tüm üyelere ayrı ayrı teşekkür ederim . Sorumluluğunu aldığım bu görevde tüm ekip arkadaşlarımın ve meslektaşlarımın desteği ile Bolu ticaretine katkı sağlamak tek hedefimizdir” dedi.
Alemdar İnşaat son kampanyasıyla yıla damgasını vurdu
Alemdar İnşaat son kampanyasıyla yıla damgasını vurdu
Alemdar İnşaat “Sabit taksit Sabit fiyat” garantisiyle başlattığı son kampanyasıyla İnşaat sektöründe yeni bir çığır açtı. Hem Bitmiş Projelerde hem de Temelden Projelerde önemli alım kolaylıkları sağlayan Alemdar İnşaat, konut sahibi olmak isteyen vatandaşlarımızı bankasız ve kefilsiz ev sahibi yapıyor. Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar ile hem kampanyanın gelişimi hem de Türkiye ekonomisinin geleceği ile ilgili önemli bir röportaj yaptık. Abdullah Bey, geçtiğimiz aylarda Bolu’da başlatmış olduğunuz bir kampanya vardı. İl genelinde büyük bir ses getirdi. Bu kampanyanın geri dönüşüm süreci size nasıl oldu? İnşaat sektörünün önümüzdeki günlerde yaşayacağı evreyi nasıl değerlendirirsiniz? Bu kampanyamız öncesinde ülkemizin içinde bulunduğu durum nedeniyle hem kredi faizlerinde, hem Dolar ve Euro’da, hem de konut kredisi faizlerinde ciddi bir yükselme vardı. Bütün bunları önümüze koyduğumuz zaman bir hesaplama yaparak, ‘ insanlarımızı nasıl ev sahibi yaparız?’ Dedik. Sonuçta bizim hemen hemen tüm mahallelerde her kesime hitap eden projelerimiz var. 3+1, 2+1, 1+1 gibi… Konsept geniş olduğu için böyle bir çalışmayı başlattık. Şu anda bize olan geri dönüşler doğru bir çalışma başlattığımızı ve doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Hatta bu kampanyanın lansmanını yaparken önümüzdeki dönemin satış modeli olabileceğini vurgulamıştım. Neticede faizlerin çok yüksek olduğu bir ortamda banka kanalıyla ilerlemeniz belli bir yere kadar olur. Dolayısıyla burada her firma kendi özkaynaklarını ve gücünü devreye sokmak zorunda. Neticede insanlarımızın konut ve barınma ihtiyaçları varsa sağlamak zorundayız. Ben işin sosyal boyutunu da bu anlamda çok önemsiyorum. İnsanların mevcut imkânlarını rantabl hale getirip bankada harcayacakları eforun yarısını harcamak suretiyle daire sahibi yapabiliyoruz. Bunu da önümüzde dönemde artırarak devam ettirmek istiyoruz. Şu anda toplam hacmimizin % 15’ni bu işe ayırmış durumdayız. İlerleyen zamanda gidişata göre bu oranı artırabiliriz. Şu ana kadar aldığımız geri dönüşler ve bu işten faydalananlardan edindiğimiz izlenime göre doğru bir yolda olduğumuzu görüyoruz. Bence Türkiye’de şunu yapmamız gerekiyor. Hepimiz ‘dolar ya da faiz yükseliyor’ diye oturup ağlarsak ve her şeyi devletten beklersek belirli bir noktaya varma şansımız yok. Dolayısıyla hepimizin elini taşın altına koyarak yeni fikirler üretmek suretiyle kendi işimizi kendimiz görmeye bakmamız lazım. Neticede bu hayat devam ediyor. İnsanlar her gün acıkıyor ve yemek yemesi gerekiyor. Barınma ihtiyacını gidermesi gerekiyor. Tabi ki Dolar ve Euro’nun yükselmesi, faizlerin yükselmesi ve ekonomik şartlar önemli ama buraya takılmaktansa ‘Daha fazla nasıl üretiriz?’,’ Daha fazla nasıl başarılı oluruz?’ Ya da ‘Nasıl bir çözüm üretirsek bu işten daha iyi verimli sonuçlar alırız?’ diye düşünmekte fayda olduğuna inanıyorum. Sonuçta yaptığımız işin doğru olduğuna ve sonuçlarını da aldığımıza göre doğru yolda olduğumuzu görüyorum. İnşallah bu kampanya bu şekilde devam edecek. Bu kampanyaya rağbet gösteren tüm Bolu halkına sizin kanalınızla teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönem için İnşaat sektörünün gelişimi ile ilgili olarak neler söylemek istersiniz? Şimdi bakın biz sizinle bu konuda çok röportajlar yaptık. Bu konuda hiçbir zaman kötümser olmadım. ‘Deniz dalgasızsa herkes kaptandır”’diye bir söz vardır. Önemli olan dalgalı denizde bu işi başarmaktır. Abdullah Alemdar olarak ben burada hükümetin yaptığı işe kafa yorsam hiç kimseye bir faydası olmaz. Ben kendi işime kafa yoruyorum. Dolayısıyla her bireyimizin bu dönemde kendi işine odaklanması gerekiyor. Eğer gemide miçoysa ‘miçoluğunu yapması lazım’ Kaptansa ‘Kaptanlığını yapması lazım’ Tayfaysa da ‘Tayfalığını yapması lazım’Dolayısıyla herkes kendi işini yaparsa ‘O kaptan o gemiyi sağlam bir şekilde yerine götürecektir’ diye düşünüyorum. ‘Hiç birimiz işimizi yapmazsak kaptanın ayağına dolaşırız ve batmayacak olan gemiyi de batırırız’ diye düşünüyorum. Ekonomi ile siyaset son yıllarda ülkemizde doğru orantılı olarak seyrediyor. Buradan ekonomik bazda siyaset alanına bir geçiş yapacak olursak, Bir Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi modeli var. Siz daha önceki açıklamalarınızda ‘Bu sistem profesyonelce uygulanırsa verimli olacağına inanıyorum’ demiştiniz. Ekonomi, ülkemizin yumuşak karnı. Ekonominin başında ise Sayın Cumhurbaşkanımızın damadı Berat Albayrak var. Bu konudaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Bu konularda baştan söylediğim gibi olayı kişiselleştirmek istemem. Kabineye genel olarak baktığımız zaman hem Bakanlık sayısının artması anlamında hem de seçilen insanların verimli olabilme kriterlerine baktığımız zaman ben kabineyi başarılı buluyorum. Bu kabinenin başarılı olacağına da inanıyorum. Berat Albayrak Beyin o göreve getirilmesinin tesadüf olmadığını düşünüyorum. Berat bey daha önce bir bakanlıkta görev yaptı ve bu bakanlıkta bana göre çok başarılı oldu. Çalışkan ve dinamik bir insan. Ben fotoğrafa profesyonellik anlamında bakıyor ve düşünüyorum. Piyasalar, daha önce orada görev almış ve sözlerini geçirebilecekleri bir insanın bu göreve atanmasını bekliyorlardı. Fakat böyle olmayınca piyasalarda buna tepki verdi. Daha doğrusu piyasayı yönlendirenler buna tepki verdi. Bu tepkinin sonucunda da bazı olumsuz gelişmeler oldu. Uzun vadede başta Berat bey olmak üzere bu kabinenin başarılı olacağına inanıyorum. Çünkü Profesyonel bir şekilde çalışmak istediklerini görebiliyorum. Türkiye’nin şu andaki konjektürel yapısı belki de onların en büyük şansızlığı… Eğer bu fırtınalı ortamdan bu gemiyi çıkartırlarsa- ki bence çıkartacaklardır- dolayısıyla bundan sonra hep beraber geriye dönüp baktığımızda şunu söyleme şansımız olacak; “ Gerçekten biz bazı konularda bazı insanlara haksızlık yapmışız” bunu dememek için bugünden temkinli olmak lazım. Ben tüm kabine üyelerine destek verilmesi taraftarıyım. Eleştirmek her zaman en kolay şeydir. Beni de çok eleştiren var. ‘Gel buyur işi yap’ dediğin zaman bin bir türlü bahaneler üretebiliyorlar. Dolayısıyla biz destek vereceğiz. Elimizden geleni yapacağız. Gemi de yürüyecek… Son olarak Bolu Objektif haber sitesi takipçilerine vermek istediğiniz bir mesaj var mı? Şu anda dünya belli bir dönemden geçiyor. Belki bugüne kadar benimde yaşamadığım şeyleri ilk kez yaşıyoruz. Biz darbeler gördük. 15 Temmuzları yaşadık. Onun öncesinde 80’leri yaşadık. Ekonomik krizler yaşadık. Anayasa kitapçıklarının fırlatılmasını gördük. Ama bu bambaşka bir şey. Şu ana kadar gördüğümüz şey bugüne kadar görmediklerimizden farklı gelişiyor… Normal şartlarda kriz dediğin bir akşamda gelir Dolar/ Euro % 100 ya da % 200 artar. Devalüasyon olur. Ertesi gün tedbirler alınır. Vatandaşın sırtına yüklenir. Krediler gelir. Sonra bu iş çözülür. Bu sefer öyle değil. Sanki böyle yavaş yavaş bazı şeyler ilerliyor. Ezber bir yandan bozuluyor. Şu anda insanımızın en büyük problemi ezberinin bozulmuş olması. Türk İnsanı çok dinamik. Yani her şeyin altından kalkacak güçteyiz. Tek bir şey var. Birlik ve beraberlik. Hayata bakışımız ya da siyasi görüşümüz ne olursa olsun bütün bunları bir kenara bırakıp ülkeye olan bakışımızı bir tutarsak tüm bu yaşadıklarımızın da altından kalkacağımızı düşünüyorum. İcraatın başındakileri eleştirmek her zaman kolaydır. Onların yaşadıklarını hiç birimiz yaşamıyoruz. Abdullah Alemdar olarak benim yaşadıklarımı benim personelim yaşamıyor. Benim personelimin yaşadığını da ben yaşamıyorum. Dolayısıyla bu pencereden baktığımız zaman yine birlik ve beraberlik noktasına geliyoruz. Son olarak ‘Kim ne iş yapıyorsa o işini en iyi şekilde yapsın’ diyorum. Çünkü tek çözüm bu. Benim Babaannem ‘Oğlum işten artmaz dişten artar’ derdi yani tasarruf yapmamız gerekiyor. Tasarruf yapmayı maalesef unuttuk. Bu yüzden tasarruf yapmayı acilen öğrenmemiz lazım. Son söz; ‘Lüks tüketime son.’
Abdullah Alemdar’dan Nurettin Doğanay’a anlamlı jest
Abdullah Alemdar’dan Nurettin Doğanay’a anlamlı jest
MHP Bolu İl ve İlçe teşkilatlarının AK Parti Bolu İl Başkanı Nurettin Doğanay’a gerçekleştirdiği “Hayırlı Olsun” ziyaretine MHP Bolu İl Yönetim Kurulu üyesi işadamı Abdullah Alemdar yaptığı anlamlı jestle damga vurdu.AK Parti Bolu İl Başkanı Nurettin Doğanay’ın yaptığı giriş konuşmasının ardından MHP İl Başkanı Adem Evcil, Nurettin Doğanay’a yapacağı konuşmasından önce bir kılıç hediye etti. Evcil ”Bu kılıcı Sayın Nurettin Doğanay’a takdim ediyorum. Üzerinde Nisa suresinin 58.ayeti ve kendi isimleri yazıyor” dedi. Doğanay bu hediyenin çok anlamlı olduğunu vurgulayarak” Bu hediyeyi ömrüm boyunca özellikle üst kattaki odamın en nadide köşesinde sizden gelen bir hediye olarak saklamaya devam edeceğim” dedi. Bu konuşmanın ardından Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar, AK Parti Bolu İl Başkanı Nurettin Doğanay’a Paşabahçe imzalı kahve fincanı seti takdim etti. Alemdar; “Bir kahvenin 40 yıl hatırı vardır. Bu da benim size hem arkadaşım olarak hem de Ak Parti İl Başkanı olarak takdimimdir. Yenge hanımla kahvelerinizi yudumlarken bizleri hatırlarsınız” dedi. Doğanay ise bu anlamlı hediye karşısında teşekkür ederek “ O zaman bunu eve götüreceğim” dedi.
ABDULLAH ALEMDAR’DAN DOBRA AÇIKLAMALAR!
ABDULLAH ALEMDAR’DAN DOBRA AÇIKLAMALAR!
Bolu’da faaliyet gösteren Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar, basın mensuplarıyla bir araya gelerek ... Bolu’da faaliyet gösteren Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar, basın mensuplarıyla bir araya gelerek kentteki yatırımlarını anlattı. İzzet Baysal’ı örnek aldıklarını söyleyen Alemdar, başından geçen Boluspor maceralarını da anlattı. Başarılı çalışmalarıyla gündeme gelen Alemdar İnşaat’ın Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar, basın mensupları ile bir araya gelerek çalışmalarını anlattı. Bina yapımından örnek aldığı kişilere, yeni projelerden Boluspor’a kadar birçok konuya değinen Alemdar, en büyük hedeflerinin vakıf kurmak olduğunu söyledi. Alemdar, “Dörtlü sistemle yola çıktık. Biz 3 dönemde 4’er yıl olarak 12 yıllık bir plan yapmıştık. Bu planımızın 5’inci yılındayız. 1’inci projemizi 2010 yılında atmıştık. 2009 yılında da arsasını almıştık. Bu geçen süreç içinde 4 yılı bitirdik. 5’inci yıla geçtik. Emekleme sürecinde yürüme sürecine geçtiğimiz ay bu aydır. Bundan sonra inşallah hep beraber yürüdüğümüzü göreceğiz” diye konuştu. ”BİN DAİREYİ GEÇTİK” Şuanda 53’üncü projenin sözleşmesini imzaladıklarını söyleyen Abdullah Alemdar, “53 proje 53 blok değildir. Bazıları 4-3-2, bazıları ise tek blokludur. Bugün yaptığımız sözleşmeyle Bolu’da bin daireyi geçmiş bulunmaktayız. Bolu’daki inşaat sektörünün tamamını düşündüğünüz zaman yaklaşık Bolu’da yıllık 3 bin civarında daire üretimi var. Biz bunun yüzde 10’unun biraz daha üzerinde Alemdar İnşaat olarak üretiyoruz. Şuandaki kapasitemiz yıllık 300-350 daire civarına gelmiş durumdadır. Bu kolay bir iş değildir. Çünkü inşaat sektörü zaten başlı başına zor bir sektördür. Artıları var ancak eksileri daha çok olan bir meslek… Çok sansasyonel bir meslekte çalışıyoruz. Eleştirilen bir sektör. Ne yaparsanız yapın insanları memnun edemediğiniz bir sektörde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. ”İZZET BABAMIZI ÖRNEK ALIYORUZ” Bizim yol haritamız var. Bu da Bolu’nun çıkardığı en büyük değerlerden birisi olan İzzet Babamızdır. Biz onun yolunda ilerlemek istiyoruz. Bolu’dan kazandığımızı Bolu’ya, hatta Bolu dışından kazandıklarımızı da Bolu’ya yatırıyoruz. Yani bizim Bolu sevdamız var ve Bolu’ya yatırım yapmak istiyoruz. Bolu’nun şuanda hak ettiği gerçek değere geldiğini düşünmüyorum. Daha iyi yerlerde olması gerektiğine inanıyorum. YENİ PROJE 2015’TE 2015 yılında Alemdar İnşaatı farklı bir sektöre taşıyacağız. Çok farklı satış tekniği geliştireceğiz. Mağaza giden vatandaşlar gibi gittiklerinde nasıl bir kombin yapıyorlarsa, bizim müşterilerimiz de bizden ev aldığı zaman kendi isteklerine göre alacaklar. Örnek dairemize gelerek beraber dairelerinizi giydireceğiz. Mutfak modeli, renkleri, granitleri, kapıları, ışıklara kadar tamamen onların istediği daire konseptine geçiyoruz. Bunu da Allah nasip ederse 3 ya da 5 projemizde pilot olarak yapıp daha sonra tüm projelerimizde uygulamak istiyoruz. Bu süreç de 2 yıl sürecek. 2 yıllık hedefte bu var. Biz şunu yapmak istiyoruz; İnsanlar hayatlarında ya bir tane ev alıyorlar ya da hiç ev alamıyorlar. Yani 2-3 ev alanlar bana göre çok şanslıdır. O anlamda da insanlar aldıkları evlerde istedikleri gibi oturmazlarsa bana göre bir anlamı yok. Herkes kendi evini kendisi düzenleyecek. Kendi zevklerine göre kendileri oluşturacak. Yeni konseptimizde şuanda yok, yok. Her şey ev sahiplerine göre dizayn edilecek. Televizyon ünitesi, vestiyeri, kombi, ankastre seti, let ve spotlarını da biz taktırıyoruz. Yatak odasındaki ışıklandırmaya göre her şey bize dahil. FARKIMIZ KURUMSALLAŞMAMIZ Bolu’yu araştırdığınız zaman en pahalı evleri satan firmalardan biriyiz. Ama gerçek anlamda biz bunun bedelini almıyoruz. Piyasa değerlerine göre diyelim ki en yüksek ev satan ilk 5 firma arasında biz varız. Ama bizim farkımız yaptığımız hizmetler onlardan yüzde 5 daha fazladır. Bu nerden gidiyor. Bizim karımızdan gidiyor. Herkes yüzde 20 kar ederken biz yüzde 15 kar ediyoruz. Bunu nasıl kapatıyoruz. Sürümden kapatıyoruz. Artı kurumsallaşmadan kapatıyoruz. Yeni bir inşaat teknikeri aldık. Sabahın 7’sinde iş başında. Bu şekilde kurumsal çalışarak aradaki farkı kapatıyoruz. Bu kurumsallaşmayı yüzde 100 kapatamasak da başarımız iyi durumdadır. VAKIF KURMAK EN BÜYÜK HEDEFİMİZ İzzet Baysal gibi vakıf kurma düşüncemiz ise inşallah koşma dönemine ulaşırsak gerçekleştirmek istediğimiz hedeflerden birisidir. Tabii ki biz hiçbir zaman İzzet Baysal gibi olamayız. Bizim İzzet Babamızın minyatürü olmak bile bize yeterli. Herkes onun minyatürü olmaya çalışsa Bolu’da düşünün ortaya ne çıkar. Biz zaten sosyal anlamda elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Bunları kalıcı eserlere dönüştürmekte en büyük hedefimiz. Onun izinden gitmek sadece lafla olmaz. İcraat da lazım. Allah bize o direnci o günleri gösterirse neden olmasın. BOLUSPOR İÇİN ÖRNEK OLMAK İSTEDİM Birçok spor faaliyetlerine de destek veren Abdullah Alemdar şunları söyledi: Bugüne kadar hiç kimse bende spor faaliyetleriyle ilgili bir destek istemedi. Bir gün Boluspor’un başkanı Savaş Abak ile oturduk. Boluspor için ne yapabiliriz dediğimizde reklam verseniz yeter demişlerdi. Bende ilk deplasmanın kafile başkanlığını almak istediğimi söyledim. Nerde kimle olduğunu bilmeden söyledim. Örnek teşkil etsin diye. Biz yönetimde değiliz bağlantımız da yok ama biz Boluspor’u çok seviyoruz. BOLUSPOR İÇİN DAYAK YEDİM! Ben çocukluğumda Doğancı köyünden koşarak 30-35 dakikada Bolu maçına yetiştiğimi biliyordum. Onda da ineklere bakamadığım için annemden maç dönüşü sopa bile yiyordum. Ben Boluspor’un sahasında su, simit satmış adamım. Yüksek Kahve’de ayakkabı boyamış bir insandım. Orada da büyük boyacı abiler bizi döverlerdi. Bunları itiraf etmekten hiç kaçmadım. Biz böyle bir ortamdan gelmiş bir insanız. Maçlarda param olmazdı. Birinin yanında girmeye çalışırdık ya da ikinci yarı kapıların açılmasını beklerdik. BOLUSPOR BAŞKANI OLACAK MI? Bizim bir tek hedefimiz var. Yaptığımız işte başarılı olmak. Bizim sadece amacımız inşaat ve harita da başarılı olmak istiyoruz. Başarılı olduğumuz sürece de önümüzdeki 4 yıl için tek bir hedefimiz budur. Başkanlık da bana göre bir şey değil. Şuandaki başkanımız gayet iyi çalışıyor. Hiçbir sıkıntı da yok. O kadar heyecana ben dayanamam. YURT DIŞINDA HEDEF VAR MI? Bizim hedefimiz aslında yurt dışıdır. Yurt dışından da para kazanıp buraya getirmek istiyoruz. Harita bölümü olarak biz hem Irak’ta hem de Libya’da iş yaptık. Tecrübemiz var. İnşaat olarak da yurt dışında işler yapmak istiyorum. Bu da önümüzdeki sürecin projeleridir. Buradaki kurumsallaşma tamamlandıktan sonra yapılacak iş budur. SÜREKLİ İNŞAAT YAPILIYOR. BU HIZ DEVAM EDER Mİ? 4 yıl çok fazla para kazanabilirdik. Bu kadar birim kurmaz kurumsallaşmak istemezdik. Piyasalarda her zaman genişleme ve daralma olacaktır. Kriz dönemleri de olacaktır. Kurumsallaşmanın büyük şirketlere bir zararı var mı? Büyük firmalara bakın böyle etkilenmeler yok. Bu da kriz döneminde daire sayısı düştüğü zaman biz bundan etkilenmezsek ya da daralmaların olduğu dönemlerde güveni ön plana koyarak çalışmalarımız bu noktada sürdüreceğiz. Güven bizim için çok önemlidir. Güven azaldı ama daire ihtiyaç var. Ev alacaklarda en güvenilir firmaya bakacaklar. Bizim derdimiz güveni sağlamak. Bunu da sağladık. Dairelerin sayısı, ne kadar yapıldığı beni hiç ilgilendirmez. Beni ilgilendiren tek şey “kalite ve güven”.
"Ana'ya Saygı Evi" Mudurnu Halkının Gözdesi Oldu
Türkiye'de ilk kez Alemdar İnşaat tarafından yaşama geçirilen "Ana'ya Saygı Evi" 2'inci yılını tamamladı. İlk günden beri ilçe halkı tarafından büyük bir takdirle karşılanan "Ana'ya Saygı Evi" Alemdar İnşaat firmasının sosyal sorumluluk projelerinin en güzel örneklerinden birini teşkil ediyor... Mudurnu'da Alemdar İnşaat tarafından yaşama geçirilen "Ana'ya Saygı Evi" ilçe halkı tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. 5 Şubat 2016 tarihinde açılışı yapılan"Ana'ya Saygı Evi" sayesinde ilçe pazarının kurulduğu perşembe günü alışveriş için dışarı çıkan yüzlerce ev hanımı özellikle soğuk kış günlerinde konforlu bir şekilde ısınıyor, bir bardak sıcak çay eşliğinde sohbet edebiliyor, bebeklerinin bakımını yaparak, ibadetlerini gerçekleştirebilme şansını buluyor. Abdullah Alemdar; "Bu proje benim çocukluğumun hayaliydi" Projenin mimarı olan Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar konu ile ilgili olarak haber sitemize bir açıklama yaparak; " Sosyal sorumluluğunun bilincinde olan bir firmanın yapması gerekenleri yapıyoruz.Bu proje bildiğim kadarı ile Türkiye'de bir ilktir.Belediyeler ya da farklı kurumlar bunları yapmış olabilirler ama özel sektör bazında ilk kez bir firma böyle bir projenin altına imza attı. Bu proje benim çocukluğumun hayaliydi. 40 yıldır böyle bir girişimin hayalini kuruyordum. 40 yıllık hayalimi Mudurnu'da gerçekleştirdiğim için çok mutluyum. Annelerimizin pazar yerinde gidebileceği, çocuk emzirebileceği, çeşitli ihtiyaçlarını giderebileceği ve abdest alabileceği bir ortamı bu projemizle oluşturmaya çalıştık.Buradaki ikramların tamamını biz Alemdar inşaat firması olarak üstlendik.Her perşembe günü bizim bir elemanımız bu yerimizi açarak hizmet veriyor. Bu hizmetimize biz hayatta olduğumuz sürece devam edeceğiz. İnsanların en faydalısı insanlara en çok faydası olandır.Bizim şiarımız budur.Bunu da tüm insanlığın bilmesini istiyorum" dedi.
Mudurnu'da Anaya Saygı Evi
Mudurnu'da Anaya Saygı Evi
Mudurnu Belediyesi ile hayırsever iş adamı Abdullah Alemdar tarafından yaptırılan "Anaya Saygı Evi" düzenlenen törenle hizmete açıldı. Mudurnu Belediyesi ve hayırsever iş adamı Abdullah Alemdar tarafından bir iş yeri restore edilerek, hizmet giren "Anaya Saygı Evin'in açılışı için düzenlenen törene, Mudurnu Kaymakamı Murat Mete, Belediye Başkanı Mehmet İnegöl, hayırsever iş adamı Abdullah Alemdar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kaymakam Mete, törende yaptığı konuşmada, "Her şeyden önce Mudurnu'ya bu hizmeti kazandıran iş adamı Abdullah beyi kutluyorum. Bize geldiklerinde ve böyle bir proje yapacaklarını söylediklerinde heyecanlandık. Çocukluk hayali olduğunu bize iletmişti. Böyle bir girişimleri olacaklarını söylediklerinde, yaptıkları takdirde mutluluk duyacağımızı bildirdik. Hizmete giren yerin hayırlara vesile olmasını diliyorum" şeklinde konuştu. Törende konuşan Belediye Başkanı İnegöl ise. ilçe pazarının Cumartesi'den, Perşembe güne alındığını hatırlatarak, "Pazar günlerinin değişmesiyle birlikte, halk pazarındaki kadınlarımız zaman zaman ihtiyaçlarını karşılamakta zor anlar yaşıyordu. Karda kışta gelen kadınlar burada oturabilecekler ve ihtiyaçlarını karşılayabilecekler. Annelerimize, ablalarımıza buranın hayırlı olmasını dilerim" diye konuştu. Hayırsever iş adamı Alemdar da, ilçeye gelen pazarcı kadınların sabah saatlerinde durabilecekleri, ısınabilecekleri bir yerin olmasını sağladıkları için çok mutlu olduğunu ifade etti.
ATEŞ VE ALEMDAR REEL SEKTÖR-FİNANS SEKTÖRÜ BULUŞMASINDA İLİMİZİ BAŞARIYLA TEMSİL ETTİLER
ATEŞ VE ALEMDAR REEL SEKTÖR-FİNANS SEKTÖRÜ BULUŞMASINDA İLİMİZİ BAŞARIYLA TEMSİL ETTİLER
Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Türker Ateş ve Oda Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Alemdar Kocaeli’de düzenlenen “Reel Sektör-Finans Sektörü Diyalog Güçlendirme Toplantısı”na ve Sektörel Performans Değerlendirme Ödül Töreni’ne iştirak ettiler.Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) işbirliğinde, TOBB Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, TBB Yönetim Kurulu’nda yer alan bankaların genel müdürleri ve genel müdür yardımcıları ile iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen “Reel Sektör-Finans Sektörü Diyalog Güçlendirme Toplantısı” Kocaeli’de yapıldı. Toplantıya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Türker Ateş, beraberinde Oda Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Alemdar ile birlikte katıldı.Toplantı öncesinde basına açıklamada bulunan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “TBB ile TOBB, birlikte bir ilki gerçekleştiriyoruz. Anadolu’da diyalog güçlendirme toplantıları düzenliyoruz. Bu toplantılarla reel sektör ile finans sektörünün birbirini daha iyi anladığını ve ortak çözümler geliştirdiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “bu sıkıntılı süreci birlikte çalışarak atlatacağız. Her iki sektörün de güçlendirilmesine ihtiyaç var. Bu kapsamdaki önerilerimizi hükümete ilettik, iletiyoruz. Reel sektörün ve özellikle de KOBİ'lerin finansmana ulaşma imkânlarının açık tutulması, hayati önemde” dedi. Basına kapalı gerçekleştirilen toplantıda TOBB Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu ile banka genel müdürleri ve yardımcıları tarafından katılımcıların finans sektörüyle ilgili sorun ve talepleri ele alındı. Sonrasında Kocaeli Sanayi Odası organizasyonuyla bu yıl 11.’si gerçekleştirilen Sektörel Performans Değerlendirme Organizasyonu’nun ödül töreni Kocaeli Valisi Hüseyin Aydın, TOBB Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın ve davetlilerin katılımıyla yapıldı. Törende Marmara bölgesinde verimlilik, istihdam, ihracat vb. kriterler üzerinden başarı gösteren firmalara ödülleri verildi.
Alemdar İnşaat'tan 'sabit taksit sabit fiyat' kampanyası!
Alemdar İnşaat'tan 'sabit taksit sabit fiyat' kampanyası!
Alemdar İnşaat'tan 'sabit taksit sabit fiyat' kampanyası! Alemdar İnşaat, “Sabit taksit Sabit fiyat” garantisiyle temelden projeler için yeni kampanya başlattı. Kampanya kapsamında sabit fiyat garantisi sunuluyor. Alemdar İnşaat, temelden projelerde büyük alım kolaylığı sağlamak için yeni kampanya başlattı. Kampanya kapsamında sabit taksit ve sabit fiyat garantisi sunuluyor. 60 bin minimum peşinatla kampanyaya katılan vatandaşlar 120 aya kadar vadeli satış imkanından yararlanıyor. Konutlar tamamlanır tamamlanmaz da teslim garantisi veriliyor. Bolu Ekspres Gazetesin'de yer alan habere göre, Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar, yeni kampanya ile ilgili konuştu. Başkan Alemdar, “Temelden devam eden projeler olarak bir bölüm ayırdık. Bir de bitmiş projeler olarak bir bölüm ayırdık. Temelden yani topraktan devam eden projelerimizde 60 bin minimum peşinatla kampanyaya giriliyor ve 120 aya kadar vadeli satış öngörüyoruz. İsteyen istediği vadeyi ve peşinatı seçebiliyor. Dairesini beğeniyor onun üzerinden tablodan istediği ödeme planını seçmek suretiyle bu kampanyaya girebiliyor. Burada kesinlikle sabit fiyat garantisi veriyoruz. Konut biter bitmez de teslim garantisini veriyoruz. Bunun dışında bu sistemde olmayan ekstra şeylerde var. Bunlardan bir tanesi Ekspertiz ücreti yok. Banka tahsis ücreti yani dosya masrafı dediğimiz olay yok. Konut paket sigortası yok. Kredi hayat sigortası yok ve İpotek ücreti yok. Bütün bunları topladığımızda krediyi çeken kişinin yaşına göre değişiyor ama 10 bin lira civarında bir maliyeti de bertaraf etmiş oluyoruz” açıklamasında bulundu.
Alemdar İnşaat gibisi yok!
Alemdar İnşaat gibisi yok!
Bolu Belediyespor Kadın Voleybol Takımı’nın yeni sezonda forma sponsoru, Alemdar İnşaat oldu.Bolu Belediyespor ile Alemdar İnşaat arasındaki sponsorluk anlaşması, BOBES Spor Kompleksinde düzenlenen bir törenle imzalandı. Törene, Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar, Kulüp Başkanı Engin Alemdar ve kulüp yetkilileri katıldı. BAŞKAN ENGİN ALEMDAR; “ALEMDAR İNŞAAT YÖNETİMİNE KATKILARINDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİZ” Bolu Belediyespor Kulüp Başkanı Engin Alemdar, Belediyespor’un Bolu’da tüm amatör branşlarda faaliyet gösterdiğini, Türkiye’de Bolu’nun adını duyurduğunu ve bundan mutluluk yaşadıklarını belirterek, “İlimizde İnşaat devi Alemdar İnşaat ile 1 senelik bir ana sponsorluk anlaşması yapacağız. İnşallah bu sponsorluğu ileriki yıllarda daha da geliştireceğiz. Alemdar İnşaat Yönetimine Kulübümüze katkılarından dolayı teşekkür ediyorum” dedi. ABDULLAH ALEMDAR; “ALEMDAR İNŞAAT OLARAK TOPLUMLARIN KADINLARIN ELİNDE YÜKSELDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar ise iki kurumun ortak hayallerini gerçekleştirecek bu anlaşmadan büyük bir heyecan duyduklarını söyledi. Alemdar, "Önümüzdeki senede de var olabilmek için sürdürülebilirlik bizim için çok önemli. Biz iki kurum olarak sağlıklı beslenen ve daha fazla sporla aktif yaşayan bir Bolu hayal ediyoruz. Bolu Belediyespor çok değerli çalışmalar yapıyor. Bizler de buna destek olma amacındayız. Bu bir yolculuk. İlk olarak Bolunun Sultanları ile başladık. Alemdar İnşaat olarak toplumların kadınların elinde yükseldiğini düşünüyoruz. İnşallah bu yolculuğu önümüzdeki dönemde daha da geliştirerek devam etmek arzusundayız. Onların çalışmalarına destek vermek, çözüm ortağı olmak arzusundayız. Bizlere bu heyecan verici yolculukta onlara eşlik etme onurunu veren Bolu Belediyespor Yönetimine teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Alemdar İnşaat'tan kira öder gibi ev sahibi olma imkanı!
Alemdar İnşaat'tan kira öder gibi ev sahibi olma imkanı!
“En düşük gelirliden en yüksek gelirliye kadar herkes bu kampanyadan konut sahibi olabilir”Biz burada açıkçası kârlılığı çok fazla ön plana çıkartmadık. Buradaki amacımız sektörün bir çıkış yakalamasına yöneliktir. Bu çıkışı yakalamak adına bu kampanyayı başlattık. Bu kampanyayı çok ince eleyip sıkı dokuduk. Kendi açımızdan da fiyatlandırmamızı yaptık. Maliyetlerimizi de hesapladık. Dolayısıyla bu imkânlara sahip olan en düşük gelirliden en yüksek gelirliye kadar herkes bu kampanyadan konut sahibi olabilir. Normal şartlarda 60 ayı geçmiyorduk ama bu kampanya da içinde bulunduğumuz durumları göz önüne aldığımız için topraktan devam eden projelerimizde 120 aya kadar uzattık“Yaklaşık 40 bin lira kadar bir avantaj sağlamış oluyoruz”Bu kampanya’daki avantajımız şudur; Şu andaki güncel banka konut kredisi faiz oranlarının ortalamasını aldığımızda minimum 36 ayda % 33, 120 ayda da % 48’e kadar çekilecek kredi üzerinden bankaya ya da bize yapacağı ödeme arasında fark doğuyor. Çok basit bir şekilde hesaplama yapacak olursak 120 ayda 130 bin liralık bir krediden bize ödeyeceği rakam 42 bin lira… Bankaya ödeyeceği rakam 80 bin lira civarında oluyor. Yaklaşık 40 bin lira kadar bir avantaj sağlamış oluyoruz.“Bu model ile gerçekten konut ihtiyacı olan vatandaşlarımızın ev sahibi olacağını düşünüyorum”Bitmiş projelere gelince… 100 bin lira peşinatla kampanyaya giriliyor. Süre 72 aya kadar uzuyor. Burada da kazanç oranı Normal güncel banka faiz oranına göre % 28 ile % 37 arasında değişiyor. Daha önce bahsettiğim Ekspertiz ücreti, Banka tahsis ücreti, konut paket sigortası, Kredi hayat sigortası ve İpotek ücretleri bunlarda da olmuyor. Tüm bu unsurları üzerine kattığımızda nereden bakarsanız çok ciddi bir avantaj sağlamış oluyoruz.Alemdar İnşaat “Sabit taksit Sabit fiyat” garantisiyle başlattığı yeni kampanyasıyla İnşaat sektöründe yeni bir çığır açıyor. Hem Bitmiş Projelerde hem de Temelden Projelerde önemli alım kolaylıkları sağlayan Alemdar İnşaat, konut sahibi olmak isteyen vatandaşlarımızı bankasız ve kefilsiz ev sahibi yapıyor. Alemdar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Alemdar yeni kampanyaları sayesinde vatandaşların neredeyse kira öder gibi ev sahibi olacağını vurgulayarak; “Biz burada açıkçası kârlılığı çok fazla ön plana çıkartmadık. Buradaki amacımız sektörün bir çıkış yakalamasına yöneliktir. Bu çıkışı yakalamak adına bu kampanyayı başlattık” şeklinde konuştu.